8 Mart Generation Equality için bir miting çığlığıdır

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl kadınlar, 8 Mart’ta kadın mücadelesinin sesini ve renklerini alanlara taşıyor.

8 Mart Generation Equality için bir miting çığlığıdır
06 Mart 2021
18:24

Tüm dünyada her yıl 8 Mart’ta kutlanan Dünya Kadınlar Günü’nün bu yılki teması BM Kadın Birimi tarafından “Kadın Liderliği: Covid-19 dünyasında eşit bir geleceğe ulaşmak” olarak ilan edildi. Kadının Statüsü Komisyonu’nun 65’inci oturumunun öncelikli teması olan ‘Kadın liderliği’, Generation Equality(Nesil Eşitliği) kampanyasıyla da paralellik gösteriyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) yöneticisi Achim Steiner, 8 Mart’a dair yaptığı açıklamada Covid-19 salgını sırasında kadınların işlerini kaybetme olasılığının erkeklere oranla iki kat daha fazla olduğuna dikkat çekerek, krizin kadınlar için yoksulluk oranını artıracağını ve kadınlar ile erkekler arasındaki uçurumu genişleteceğine vurgu yaptı. Steiner, eşit ve kapsayıcı bir gelecek için kadın liderliğinin gücünden yararlanma zamanının geldiğini ifade ederek, 2021 8 Mart’ı “Nesil Eşitliği için bir miting çığlığı” olarak niteledi.

Nesil eşitliği için 1995 Pekin Eylem Platformu, yoksulluk, eğitim-öğretim, şiddet, ekonomi, güç ve karar alma, insan hakları, medya gibi 12 kritik başlıkta stratejik ve cesur adımları atacağını taahhüt eden aralarında Türkiye’nin de imzasının olduğu 189 hükümet tarafından kabul edildi.

‘Kadın liderler ve kadın örgütlerinin ortaya koyduğu pratikler başarılı’

BM Kadın Birimi’nin açıkladığı ve üzerinde çalışmalarını yürüteceği bu yılki 8 Mart temasında yer alan Covid-19 krizi, kadın liderliğinin önündeki yeni engel olarak görülüyor. Covid-19 ile mücadelede kadın liderler ve kadın örgütlerinin ortaya koyduğu pratikler sürece olumlu katkı sağladığı belirtiliyor. BM Kadın Birimi’nin Covid-19’la mücadelede başarılı olan ülkelerin çoğunun başında kadın liderlerin olduğuna dikkat çekerek Danimarka, Etiyopya, Finlandiya, Almanya, İzlanda, Yeni Zelanda ve Slovakya’daki Hükümet Başkanlarından övgüyle bahsetti.

Ancak BM Kadın Birimi dünyada sadece 20 ülkenin devlet ve hükümet başkanının kadın olmasının yetersizliğine değinerek, kadınların katılımı ve liderliğinin önündeki kalıcı sosyal ve sistemik engellere ek olarak, Covid-19 pandemisiyle yeni engellerin ortaya çıktığını hatırlatıyor. Kadın liderliğinin başarılı potansiyelinden yararlanmak için de tüm alanlarda kadınların yer alması yönetim kademelerine dâhil edilmesi çağrısında bulunuyor. BM Kadın Birimi’nin kadın liderliği konusundaki çağrısı, 7 Milyar 809 milyon 297 bin 312 olarak tahmin edilen Dünya nüfusunun yaklaşık 3 milyar 700 milyonu aşkın kadını ilgilendiriyor.

BM’nin 2021 8 Mart’ının temasında ve çağrısında yer alan ‘Kadın liderliği’, şuan sadece 20 ülkedeki hükümet başkanı dışında siyasi alanda kadın temsiliyeti ile erkek temsiliyeti arasında var olan uçurum devam ediyor.

‘Kadın liderliği’ açısından TBMM

Siyasal Kararlara Katılımda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Haritalama ve İzleme Çalışması raporuna göre, dünyada kadınların parlamentolarda temsiliyet ortalaması yüzde 23,6 düzeyinde. TBMM’de ise kadınların siyasal temsil oranı yüzde 14,73 ile dünyada en düşük ortalamaya sahip Arap ülkeleri(%18.2) ve bazı Pasifik(%14.6) ülkelerinden bile daha geride bir kadın temsiline sahip.

Türkiye’de kadınlar ilk kez 1934 yılında yerel seçimlere katılabilirken, 1935 yılında ise genel seçimlere katılabildi ve ilk kez 18 kadın milletvekili ile yüzde 4,5 oranında mecliste temsiliyet kazandı. Çok partili dönemle geçilmesiyle birlikte 1950 genel seçimlerinde bu oran yüzde 0,6’ya indi ve uzun yıllar yüzde 4’ün altında kaldı. Milletvekilli seçimlerinde kadın temsilci sayısı ve oranı 2015 ile 2018 genel seçimlerinde yetersiz ancak olumlu bir yükseliş kaydetti.

Haziran 2015 Genel Seçimlerinde 550 sandalyeden 98’ni alabilmeyi başaran kadınlar, Türkiye tarihinin en yüksek kadın milletvekili oranı olan yüzde 17,8’i yakalayabildi. 24 Haziran 2018 Genel Seçimlerinde ise kadınlar 600 sandalyeden 103’ünü kazandı. Bu sayı meclis tarihinin en yüksek milletvekili sayısı olarak kayda geçti.

TBMM’de cinsiyete göre dağılıma bakıldığında kadın temsilinin en yüksek olduğu parti HDP olurken ikinci sırada AKP, ardından CHP, MHP ve İYİ Parti geliyor. Meclis’te şu an yer alan 584 milletvekilinin sadece yüzde 17.29’u yani 101’i kadın. Türkiye tarihinde seçilmiş toplam milletvekili sayısı 10 bin 781. Bu sayıdan sadece 494’ü yani yüzde 4,58’i kadın milletvekili.

‘TBMM kadınlar üzerine özgün araştırmalar yapmalı’

Türkiye, 83 milyon 154 bin 997 nüfus ile dünyanın en kalabalık 18’inci ülkesi. Türkiye'nin erkek nüfusu 41 milyon 721 bin 136 ve kadın nüfusu ise 41 milyon 433 bin 861. İstisnai ülkeler dışında dünya genelinde kadın ve erkek nüfus oranı birbirine yakın seviyede duruyor. Türkiye nüfusunun yüzde 49,8’ini kadınlar, yüzde 50,2’sini erkekler oluşturuyor.

TÜİK'in "İstatistiklerle Kadın 2020" raporuna göre Türkiye'de erkek nüfusun yüzde 72,7’si, kadın nüfusunun yalnızca yüzde 34,2’si işgücüne katılıyor.

Dünyada aynı işte, aynı birikim ve yeteneklere sahip olan kadınların yaklaşık Avrupa’da yüzde 20, Türkiye’de ise yüzde 40’lara varan oranlarda erkeklerinkinden daha düşük ücret alıyor. Kadınlar eşit işe eşit ücret alabilme mücadelesini hala sürdürmek zorunda kalıyor. En yakın dönemde yapılan bu araştırmanın sonuçları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü tarihçesinde kadınların mücadelesinin odak noktasını gösteriyor.

Geçtiğimiz günlerde Halkların Demokratik Partisi(HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, “Kendi hesabına çalışan kadınlarda (esnaf, çiftçi vb.) sigortasız çalışma oranı yüzde 83. Aileye ait tarlada ya da işyerinde çalışan ancak bu çalışması karşılığında ücret almayan ücretsiz aile işçisi kadınlarda ise kayıt dışı oranı ise yüzde 93'ü bulmaktadır. 2 milyondan fazla ücretsiz aile işçisi kadın sigortasız çalışmaktadır. Sonuçta kadınların yüzde 44’ü sigortasız çalışmakta ve sigorta primleri ödenmemektedir” diyerek kadınların ev ve iş yaşamında karşılaştığı adaletsizliklerin giderilmesi için Meclis’e araştırma önergesi verdi. Başaran, verdiği önergede kadınlar üzerine özgün araştırmalar ve düzenlemelerin yapılabilmesi için meclisin konuyu araştırmasını istiyor.

81 ilde kadınlar eşitlik vurgusunun sesini yükseltiyor

Mart ayının ilk haftası tüm Türkiye’de kadın sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde 81 ilde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında etkinlikler düzenleniyor. Kadınlar alanlarda eşitlik vurgusunun sesini yükseltiyor.

Diyarbakır’da ise Dicle Amed Kadın Platformu (DAKP) öncülüğünde İstasyon Meydanı’nda saat 13.00’da bir miting düzenlenecek. Bu kapsamda bir haftadır çalışmalarını hızlandıran kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne dair yaptıkları açıklamada, “Heyecanla, coşkuyla 8 Mart’a hazırlanıyoruz. Çığlığımızı yükseltmeye, hakkımız olan için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bütün kadınları da İstasyon Meydanı’na bu çığlığı yükseltmeye çağırıyoruz. Zılgıtlarımız, renklerimiz ve yöresel kıyafetlerimizle alanda buluşalım, hep birlikte renklerimizle İstasyon Meydanı’nı donatalım” ifadelerini kullandı.

“Kadın kırımına karşı yaşamı savunuyoruz”

DAKP’ın öncülüğünü yaptığı 8 Mart mitinginin, “Kadın kırımına karşı yaşamı, tecride karşı özgürlüğü savunuyoruz” sloganında yer alan ‘kadın kırımı’ kadın cinayetlerinin gittikçe artması ve sıradanlaşması karşısında sıkça kullanılan bir kavram.

Resmi kayıtlara geçen rakamlara göre, 2008 ile 2021 yılları arasında Türkiye’de yaklaşık 4 bin kadın katledildi. Kayıtlara geçmeyen ve sesleri dahi duyurulmayan kadın cinayetleri de eklendiğinde bu sayı katlanarak artıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kadın cinayetleri 2000’li yıllarda geçmiş yıllara göre büyük artış gösterdiğini söylüyor ve 2019 yılında 474 kadın cinayeti verisini ise son 10 yılın en büyük kadın katliam verisi olarak kabul ediyor.

Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi araştırmasına göre kadınlar için yaşam kalitesinin en yüksek olduğu 167 ülke arasında Türkiye 114. sırada, Dünya Ekonomik Forumu'nun hazırladığı 2020 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği raporunda ise Türkiye 153 ülke arasında 130. sırada kendisine yer bulabilmiştir.

Dünya, 8 Mart’ı kadın katliamları, şiddet, eşitsizlik ve pandemi gölgesinde karşılıyor. Birçok yerde bu yıl alanlar kadınsız 8 Mart’ı, kadınlar ise Covid-19’un yıkıcı etkileriyle dört duvar arasında 8 Mart’ı karşılamış olacak. BM, krizlerin başarılı yönetilmesi için ülkeleri ‘Kadın Liderliği’ paradigmasını benimsemeye davet ediyor.

Dünyada ve Türkiye’de 8 Mart tarihi

New York’ta bir dokuma fabrikasında fazla çalışma saatleri ve düşük ücret karşılığında çalışan 40 bin içi kadın aynı işi yaptıkları erkek işçilerle aynı ücreti almak için 8 Mart 1857’de ‘eşit işten eşit ücret ve 10 saatlik çalışma süresi’ talebiyle greve gitti. Fabrika sahiplerinden yana tutum takınan polis, işçilere saldırarak çevreye kurduğu barikatlarla işçileri fabrikaya kilitledi. Fabrikada çıkan bir yakından kaçmaya çalışan ancak fabrika çevresine kurulan barikatları aşamayan 129 kadın işçi yanarak yaşamını yitirdi.

27 Ağustos 1910 yılında ise 2. Enternasyonal’e bağlı kadın toplantısında Clara Zetkin, dokuma fabrikası yangınında ölen işçi kadınlar anısına 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oy birliği ile kabul edildi.

1917'de Sovyet Rusya'da kadınlar başlattıkları grev ve mücadele sonrası oy hakkı kazandıktan sonra 8 Mart orada ulusal bayram oldu. Kadınlar Günü, 1967'de feminist hareket tarafından benimsenene dek ağırlıklı olarak sosyalist hareketler ve komünist ülkeler tarafından kutlandı. 1975'te Birleşmiş Milletler(BM) tarafından kutlanmaya başlandı.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında, iki komünist kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova'nın girişimi ile gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra yıllar boyunca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarına izin verilmedi. 1975 yılında "Birleşmiş Milletler Kadın On Yılı" ilan edildi. Türkiye de bu kapsamda yer aldığı için 1975 yılında Türkiye'de "Kadın Yılı Kongresi" gerçekleştirildi. . 1980 darbesi döneminde dört yıl kutlama yapılmadı. Ancak, 1984'ten itibaren her geçen gün daha da geniş kitlelerle kutlanmaya devam ediyor.

Türkiye Emekli Subaylar Derneği yönetimi görevden alındı

İçişleri Bakanlığı,103 amiral bildirisine ilişkin beyanları sebebiyle Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan ve yönetim kurulu üyelerini görevden aldı.

Ali Kenanoğlu: Diyanet İşleri Başkanlığı aracılığı ile yurtdışına gönderilen sözde “Alevi uzmanı” kişi sayısı kaçtır ve bunların kaçı geri dönmemiştir?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali KENANOĞLU, kısa bir süre önce kamuoyuna yansıyan gri pasaport aracılığıyla yapılan ve Diyanet’e uzanan insan kaçakçılığının sözde Alevi boyutuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı’na soru önergesi verdi. Kenanoğlu soru önergesinde “Diyanet İşleri Başkanlığınca hangi Alevi vakıf veya dernekleri ile sözde Aleviliği yurtdışında doğru anlatma projeleri üzerinden protokol yapılmıştır?” diye sordu.

Merkel: Bir ülkede AİHS tehlikedeyse bu Avrupa Konseyi açısından alarm olmalıdır

Almanya Başbakanı Angela Merkel, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Avrupa Konseyi üyelerini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını "hızlı ve kapsamlı bir şekilde" uygulamaya çağırdı.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.