Aile hekimleri Ankara’da miting yaptı: Hakkımızı yok sayan düzenlemeler, giyotin olup başımıza kastetmiştir

Aile hekimleri, Ödeme Sözleşme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi için Ankara’da miting yaptı. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Başkanı Özlem Sezen, "Hekimlerimiz, ebelerimiz, hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımız, canlarınızın istediği talimatları verip robotlaştıracağınız meslek grupları değildir" dedi.

Aile hekimleri Ankara’da miting yaptı: Hakkımızı yok sayan düzenlemeler, giyotin olup başımıza kastetmiştir
11 Eylül 2021
16:10

Aile hekimleri, 30 Haziran'da Resmi Gazete'de yayınlanan Aile Hekimliği Ödeme Sözleşme Yönetmeliği'nin geri çekilmesi için Ankara Anıtpark'ta miting yaptılar. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) ve Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) ortaklığında düzenlenen mitinge Türkiye'nin birçok şehrinden aile hekimleri katıldı.

Mitingin başında AHEF Yönetim Kurulu üyeleri, ellerinde zincir ve ağızlarında siyah bantlarla sahneye geldi ve zinciri yere yatıp, ağızlarındaki bantları sökerek "Haksızlığa ve Adaletsizliğe Boyun Eğmiyoruz" pankartı açtılar. Ardından hekimler, yöneticilere ‘kırmızı kart’ gösterdiler.

AHEF Başkanı Özlem Sezen kürsüden şunları söyledi:

"Son on yılda yaşanan gelir kaybı yüzde 60’ların üzerine çıkmış, sağlık çalışanları artık sistemde daha fazla kalmaktan imtina eder hale gelmiştir. İstifalar daha fazla konuşulur olmuş ve emeklilik dönemi gelen pek çok hekimin emekliliğe ayrıldığı bir süreç yaşanmıştır. Önce şartlı pandemi ek ödeneği, ardından aşı ek ödeneği denerek ödenmeyen ek ödenekler reklam yapıldı. Ayrıştırmanın ve hukuksuzluğun belgesi oldu.

30 Haziran'da yayınlanan Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği, diğer adıyla ceza yönetmeliği fiyaskosu ceplerimize el uzatmış, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının aklıyla alay eder şekilde ve salgında hakkımızı yok sayan şekilde düzenlemeler içererek adeta giyotin olup başımıza kastetmiştir. Katlanan cezalar, darp edildiğinizde kendinizi savunma hakkınızı dahi elinizden alan ceza puan tehdidi, idareye sınırsız yetki veren düzenlemeler, entegre hastanedeki hekimlere yapılan adaletsizlik, süt izni için hizmet devamını dikkate almayan yeni uygulamalar, basına demeç verme hakkını engelleyen ceza baskısı, cezaevi hekimlerinin carilerini tırpanlamak, sözleşme değişiklikleri ile 150 puanla fesih tehdidi başta olmak üzere ceza tehditleri benzeri görülmemiş bir haksızlığın örnekleri olmuştur.

Daha ne kadar ileri gidebilirler derken gelirlerimize ortak olmaları, ceza yönetmeliği ile kronik hastalık izleme adı altında Hastalık Yönetim Platformu bahanesi ile maaş kesintisi dayatması akıldan ve bilimden uzak, hayatın olağan akışına aykırı düzenlemeleri ve başka ülkelerden copy paste zihniyet ile ülkemiz gerçeklerinden uzak, açık bir akıl tutulmasıdır. Burada bulunan binler ve gelemeyen on binler size boyun eğmeyecek. Bizi yönetenlere diyoruz ki şunu unutmayın: Hekimlerimiz, ebelerimiz, hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımız, canlarınızın istediği talimatları verip robotlaştıracağınız meslek grupları değildir."

Sezen'den sonra kürsüye gelen AHESEN Genel Başkanı Gürsel Özer, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya seslenerek şunları söyledi: 

"Sayın Sağlık Bakanı’mız, siz kendi hastanenizde kronik hastalık takibi yaptırabiliyor musunuz, bir hastaya 30 dakika ayırabiliyor musunuz? Bunu yapanlara, ‘Eyvallah, devam et’ diyor musunuz? Diyemiyorsunuz. Sayın Bakan, siz hastane çalışanlarınıza canınız her istediğinde keyfiyetle katsayı düzenleterek hak edişlerini kesebiliyor musunuz? Kesemezsiniz, çalışacak adam bulamazsınız orada. Sizin üçüncü basamak hastaneniz var. Ziyade olsun, daha büyüklerine sahip olun. Siz orada beş nöbete gelmedi diye o insanları işten atabiliyor musunuz? Atamazsınız. Uluslararası sözleşmeler var, Anayasa’mız var, kanunlarımız var, hak var, hukuk var. Sizden önceki Sayın Bakan Recep Akdağ, bu önüne geldiği zaman, ‘Bu uygulanamaz’ dedi ve bunu yürürlükten kaldırdı. Sayın Bakan cevap verin, bu yönetmeliği okudunuz mu? Bu ülkede hâlâ hak var. Bu sadece bizim sorunumuz değil, bu bir deneme. Bu yarın esnafa da yansır, basın mensuplarına yansır, polis kardeşlerimize yansır. Keyfiyete göre hak ediş kesintisi yapamazsınız, yapamayacaksınız."

AHEF Başkanı Sezen, aile hekimlerinin bu zamana kadarki eylem sürecini ve Ödeme Sözleşme Yönetmeliği'nin geri çekilmemesi halinde izlenecek yöntemleri ANKA Haber Ajansı'na şöyle değerlendirdi:

“Aile hekimleri olarak 30 Haziran’da yayınlanan Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği’ni ceza yönetmeliği olarak değerlendiriyoruz. Bu yönetmelikteki pek çok maddeye itiraz ettik. Bakanlığımızla görüşmelerimizde de bunları belirttik ancak bir düzelme olmadı. 16 Ağustos’ta bir iş bırakma eylemi yaptık, ardından bakanlığımıza tekrar çağrıda bulunduk. Yanıt alamayınca 27 Ağustos’ta bir iş bırakma eylemi daha yaptık. Ardından da bir mitingimiz olacaktı ancak mitingimiz onaylanmadı ve ertelendi. Bugün de aile hekimlerinin haklarına sahip çıkmak için, ülkemizin sağlıklı geleceği için tüm aile hekimleri olarak ülkenin dört bir yanından geldik. Eylemlerimiz devam edecek. Haklarımızı alana kadar, mali kayıplarımız yerine getirilene kadar eylemlerimize devam edeceğiz. Bu bir son değil.

Biz, eylem takvimimiz içinde istifa dilekçeleri de topladık. Federasyonumuza 3 binin üzerinde istifa dilekçesi geldi. Bunlar, bu yönetmelikten memnuniyetsizliğin göstergesidir. Sadece hasta memnuniyetiyle sağlık yönetilmez. Çalışan memnuniyetinin de önemsenmesi lazım. Bu yönetmelik bu haliyle devam ederse, mali ve özlük hakları kayıplarımız devam ederse bir süre sonra bu istifalar gerçek olacak. Sistemden çekilmeler başlayacak, aile hekimliğinde çalışan hekim sayısı azalacak. Zaten yüzde 20 aile sağlığı çalışanı sayısı eksik. Onların da istifaları arttıkça sistem kilitlenecek. Birinci basamak, sağlığın temelidir. Eğer birinci basamak çalışmazsa hiçbir basamak doğru çalışamaz, yüklenmeler olur, sağlık başarılı olamaz. O yüzden birinci basamak güçlendirilmeli ve aile hekimlerinin taleplerine yanıt verilmelidir.”

AHESEN Başkanı Özer ise bir yönlendirme olmaksızın aile hekimlerinin kendiliğinden emekli olduğnu ya da istifa ettiğini belirtti ve şöyle konuştu:

"Mücadelemize devam edecek miyiz, tabii ki edeceğiz. Çünkü biz bunu uygulatmayacağız, biz her söyleneni yapan -mantıksız olan- bir kitle değiliz. Aile hekimliği uygulamasının halkın ve çalışanların yararına gelişmesi için de en çok çalışan bizleriz. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Eylem takvimimiz yine aynı şekilde sürecek. Biz şimdi bu etkinliğimizden sonra yine bir araya geleceğiz, hep birlikte daha sert diyebileceğim eylemler yapmayı planlıyoruz. İş bırakmalar devam edebilir, istifalar devam edebilir. Zaten istifaları bizim yönlendirmemize gerek yok. Aile ekimleri emekli olmaya başladılar, aile sağlığı çalışanları sistemden kaçmaya başladılar. Bizim eylemimizle değil, sahanın kendi dinamiğiyle zaten geri çekmek zorundalar. Pes etmeyeceğiz, asla pes etmeyeceğiz. Çünkü ben, bizim çocuklarımız yarın bu sistemden sağlık hizmeti alacak."

Salgında 57 eczacı yaşamını yitirdi

Olağan Genel Kurulu’nda salgından ötürü 57 eczacının ve 20 eczane çalışanın yaşamını yitirdiği bilgisini paylaşan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Cenap Sarıalioğlu, “Hiçbir yöneticinin hayal bile edemeyeceği bir süreç yaşadık” diyerek yaşananları özetledi. 

'İhbar var' gerekçesiyle konsere yasaklama

 Kaldırım Müzik Topluluğu ve Grup Munzur'un katılımıyla düzenlenecek konser, "ihbar yapıldı" denilerek yasaklandı. 

AYM Özgür Gündem'in kapatılmasını anayasaya aykırı buldu

Anayasa Mahkemesi (AYM), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin geçici olarak kapatılmasına ilişkin verdiği “ihlal” kararının gerekçesini açıkladı. 

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.