Başaran: Kadınlar, nanın ülkesinde nana muhtaç bırakılıyor

HDP’nin başlattığı “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmaların son durağı verimli bir ovaya sahip olmasına rağmen her yıl 400 bin civarında kişinin Çukurova, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege bölgelerine mevsimlik tarım işçisi olarak gitmek zorunda bırakıldığı Urfa oldu.

Başaran: Kadınlar, nanın ülkesinde nana muhtaç bırakılıyor
01 Haziran 2021
10:00

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi’nin, 10 Şubat’ta startını verdiği “Kadınlar İçin Adalet” kampanyası kapsamında 5 Nisan’da başlattığı “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmaların son durağı verimli bir ovaya sahip olmasına rağmen her yıl 400 bin civarında kişinin Çukurova, Karadeniz, İç Anadolu ve Ege bölgelerine mevsimlik tarım işçisi olarak gitmek zorunda bırakıldığı Urfa oldu.

Her yıl yaklaşık 4 milyon dekar toprağın sulandığı kent, ülkenin pamuk ihtiyacının yüzde 45’ini, kırmızı mercimeğin yüzde 38’ini, mısırın yüzde 22’sini, arpanın yüzde 13’ünü, bağdayın ise yüzde 9’unu karşılıyor. Ülkenin önemli tahıl üretim merkezlerinden biri olan ve Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) merkezi olmakla övünülen kentte her yıl yüzbinlerce kişi, yılın en az 6 ayını evinden uzak, barınma başta olmak üzere birçok sağlıksız yaşam koşuluyla baş başa bırakılıyor.

Uzun çalışma saatleri karşılığında emeklerinin karşılığını alamayan kentteki tarım emekçilerinin manzarası da farksız değil. Sabah saat 05.00’da mercimek, pamuk, buğday ve arpa tarlalarının yolunu tutan çoğunluğu kadın ve çocukların, akşam karanlığına kadar ki emeklerinin karşılığı 50 TL. Kadınların mesaisi burada da bitmiyor ve döndükleri evlerde gece saatlerine kadar ev işleriyle uğraşmak zorunda kalıyorlar.

Başlatılan çalışma kapsamında incelemelerde bulunan HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran Mezopotamya’da tarımın ilk yapıldığı yerlerden birinin Urfa olduğunun altını çizerek “Verdikleri tohumu çiftçi bir sonraki yıl kullanamıyor. Çünkü ilaçlamalarla doğal ürünlerin önüne geçilmiş durumda. Bununla birlikte her geçen gün toprak biraz daha verimsizleşiyor. İnsanlar topraktan verim elde edemediği için çareyi yıllardır üstünde yaşadığı toprağı terk edip başka yerlere gitmede buluyorlar. Aslında çok yerinde bir tanım: Bu topraklar nan (ekmek) ülkesi olarak bilinirdi ama nana muhtaç edilme durumu ile karşı karşıyayız. Kadınlar, nanın ülkesinde nana muhtaç bırakılıyor” ifadelerini kullandı.

Urfa’da tarım emekçisi kadınlarla bir araya gelen Başaran, buluşmalardaki gözlemlerini şöyle değerlendiriyor:  

“Buradaki tablo ile Aydın ve Konya’daki tablonun çok farklı olmadığını görmek lazım. İş kolları farklı olabilir ancak kadınların yoksullaşması, kadınların yoksulluğu, yoksulluğun kadınlaşmasının ne kadar derinleştiğini bir kez daha burada gördük. Tabi buranın farklı bir tarafı var. Urfa tarihte tarımın ilk yapıldığı ve hala tarım kenti olarak bilinen bir yer. Ancak bugün burada tarımın, çiftçilerin ne kadar büyük bir zorlukla karşı karşıya kaldıklarını gördük. Suyun bol olması gereken yerde suyun olmadığını gördük.

Tarla sahibinin kar-zarar hesaplamaları ile zaten bir kazanç elde edemiyorlar. Sabah saat 05.00’dan akşam saat 17.00’a kadar çalışıyorlar ancak emeklerinin karşılığı olarak ellerinde 50 TL kalıyor. Bu da kadınların, ekip biçtiği sebze ve meyveleri alacak ekonomik durumlarının olmadığını gösteriyor. Yanı sıra tarlada 12 saat çalıştıktan sonra döndükleri evde de yine çalışmak zorunda kalıyorlar.

Burada karşılaştığımız söylemlerden biride şuydu: ‘Geliyorlar, dinliyorlar ama sorunlarımız çözülmüyor. Zor koşullarda düşük ücretle çalışmaya devam ediyoruz ve emeğimiz görünmüyor. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Çok sefil bir şekilde bırakılmış durumdayız’. Bizde diğer bölgelerdeki buluşmalarda olduğu gibi, kadın emeği ve yoksulluğunu görünür kılmak için elimizden geleni yapacağımızı, Meclis ve bulunduğumuz her platformda dile getireceğimizin sözünü verdik.

Ekolojik yıkım, doğa talanı, yanlış müdahaleler nedeniyle toprağın isyanıyla karşı karşıyayız. Buda insanların evlerinden kilometrelerce uzağına gidip çadırlarda zor koşullarda çalışmalarına neden olan sonuçlar doğuruyor. Gözlemlerimizin bütününü geniş bir rapor çerçevesinde kamuoyuyla paylaşacağız, kadınların güvenceli olarak çalışmalarının sağlanması gerekir. Çünkü kadınların tümü güvencesiz ve merdiven altı işlerde çalışıyor, çalıştırılıyor. Kendi topraklarında, kendi yaşam alanlarında, emeklerinin karşılığını alabilecekleri istihdam alanlarının yaratılması lazım. Emeklerinin daha görünür kılınması ve eşit işe eşit ücretin bir şekilde sağlanması lazım. Hangi önlemler alınması lazım? Hangilerini biz yapabiliriz? Hangilerini dayanışmayla bir arada yapabiliriz? Hangisini iktidar yapabilir? Üzerine geniş bir raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ve Meclis’le paylaşacağız.” (MA)

HDP Eş Genel Başkanlarından Kobani Davası açıklaması: Mesele Türkiye'nin geleceğidir

Kobani Davası’na ilişkin açıklama yapan HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, “Mesele Türkiye’nin geleceğidir. O yüzden diyoruz ki, AKP hükümeti istediği sonucu buradan asla alamayacaktır” dedi.

Kiraz üreten çiftçiler pazar sıkıntısına çözüm bulunmasını istiyor

Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Altınyaka Mahallesi'nde kiraz üreten çiftçiler, geçen yıl pandemi sebebiyle yaşanan pazar sıkıntısına bu yıl tedbir alınmasını bekliyor.

TÜİK verilerine göre tarım ürünleri üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 20,20 arttı

TÜİK, Tarım-ÜFE verilerini yayımladı. Çiftçinin üretim maliyetlerinin farklı girdi kalemleri dahil edilerek hesaplanan verilerde bir önceki aya göre düşüş kaydedilirken yıllık maliyetlerde artış oldu.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.