Bir yılda mercimek yüzde 48 fasulye yüzde 35 pahalandı

Son bir yılda mercimeğin fiyatı yüzde 48, kuru fasulyenin fiyatı yüzde 35 artarken, bu ürünlerde fiyat artışlarının en önemli sebepleri ise dışa bağımlılık ile pandemi döneminde bu ürünlere talebin artması olarak yorumlanıyor.

Bir yılda mercimek yüzde 48 fasulye yüzde 35 pahalandı
06 Ekim 2020
15:38

TÜİK’in dün açıkladığı TÜFE değerlerinde, yıllık enflasyon yüzde 11.75 olmuştu. Eylül ayında fiyatı en çok artan ilk 10 üründen yedi tanesi gıda ürünleri oldu. Son bir yılda, bulgur, pirinç, makarna, yumurta gibi her mutfakta bulunan temel gıda ürünlerine gelen zamlarsa çift haneli rakamları buldu. Pirinç yüzde 13.89 zamlanırken bulgurun fiyatı, yüzde 19.68 arttı. Yumurtada yaşanan artış ise yüzde 30’u geçti. Mercimekte yaşanan fiyat artışı yüzde 48 olurken, kuru fasulyeye gelen zam yüzde 35’in üzerinde.

Kuru bakliyata talep var
Sözcü’de yer alan habere göre, tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım Türkiye’nin mercimek, pirinç üretiminin kendi kendine yeterli olmadığını belirterek, “Bu nedenle ürünler ithal ediliyor. Pandemi döneminde döviz kurlarının yükselmesiyle ithal ürünlerde fiyat artışları çok yüksek oldu. Dünyada da özellikle pandemi döneminde kuru bakliyata bir talep var. Gıdada fiyatların artmasının nedeni dışa bağımlılık” diye konuştu.

Yumurta fiyatlarında yaşanan artışın dikkat çektiğini belirten Yıldırım, “Yumurta fiyatları yüzde 30 artmış. Ancak üreticiler özellikle Irak pazarının kapanmasından sonra zararına satış yaptıklarını söylüyorlar. Genelde gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları üretim kaynaklı. Üretmeyince ithal ediyoruz ve fiyatları kontrol edemiyoruz. Nohut da böyleydi ancak daha sonra Türkiye üretmeye başladı ve artık fiyatını kontrol edebiliyor. Türkiye’de üretici para kazanamamaktan tüketici ise fiyat pahalılığından şikayet ediyor. Bu durumun yaşanmasında market zincirlerinin etkisi büyük” yorumunu yaptı.

TÜİK: Son 6 ayda en çok dolar kazandırdı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kasımda en yüksek aylık reel getiriyi yüzde 15,93 oranlarıyla külçe altın sağladı. Yıllık değerlendirmede ise en fazla kazandıran ise yüzde 10,35 ile Amerikan doları oldu. Türk lirası mevduatı ve Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) ise aylık, 3 aylık ve 6 aylık ve yıllık değerlendirmelerin hepsinde yatırımcısına kaybettirdi.

4 ilde miting yapacak olan KESK: Türkiye'de ILO sözleşmesine göre asgari ücret belirlenmiyor

Asgari ücretin vergi dışı tutulmasını talep eden KESK Eşbaşkanı Şükran Kablan Yeşil, temel gıda maddelerine yapılan zamlar düzenlenmeden asgari ücretlilerin kayıplarının giderilemeyeceğini söyledi. Yeşil, Türkiye'nin onayladığı ancak gereklerini yerine getirmediği Birleşmiş Milletler'in bir ihtisas kuruluşu olan Uluslararası Çalışma Örgütü'ne (ILO) göre asgari ücretin belirlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Reel Efektif Döviz Kuru Endeksi, 1994 yılından bu yana en düşük seviyeye geriledi

Merkez Bankası verilerine göre; Türk lirası, tarihin en düşük reel değerine geriledi. Ekim ayında 60,37 seviyesindeki reel efektif döviz kuru, kasım ayında 54,33 oldu.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.