Çiftçiler domatesleri tarlada bıraktı

Mart ayında domates ektikten sonra yükselen tarımsal girdi fiyatları ve peş peşe gelen zamlardan dolayı zor günler yaşayan çiftçiler, domatesleri tarlada bırakmak zorunda kaldı.

Çiftçiler domatesleri tarlada bıraktı
09 Kasım 2021
09:24

Urfa’da satış fiyatı maliyetinin altında kalan domatesler tarlada kaldı. Siverek ilçesine 10 kilometre uzaklıkta bulunan Badirk (Kesmeköy) Mahallesi’nde domates üreticileri kiraladıkları topraklarda ektikleri domatesleri satamıyor. Komisyoncuların domates fiyatlarını daha da düşürmek istemesi üzerine birçok çiftçi ektiği domatesleri toplamadı. Yaklaşık 8 ay tarlanın yanında kurdukları naylon çadırlarda kalarak domates yetiştiren çiftçiler, ürünleri ektiklerinden bu yana yaşanan yüksek girdi fiyatlarının ürüne yansımadığını belirtti.

Yaklaşık 50 yıldır bölgede tarım yaparak geçimini sağlayan çiftçi Ahmet Cenan (67), Mart ayında bölgede toprak kiralayarak ekim yapmaya başladıklarını söyledi. Tarlaların bulunduğu bölgeye yol olmadığını belirten Cenan, “Üretim yapmak zor. Mart ayında fidan, ilaç, gübre alıyoruz, işçi çalıştırıyoruz. 9 ay çalışıyoruz, ancak bize bir şey kalmıyor. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz” dedi.

Mart ayında domatesleri ektiklerinde motorinin fiyatı 6,32 TL olduğunu şimdi ise 8 TL’ye yükseldiğini belirten Cenan, “Gübrenin torbasını 200 TL’ye alıyorduk ancak şimdi iki katına çıkarak, 400 TL oldu. Ekinlere ilk attığımız gübrenin torbasını 200 TL’ye aldık, ikinci kez gübre verdiğimizde 300 TL ye aldık, son gübreyi ise 400’e aldık. Her aldığımızda katlanıyor. Komisyoncular istediğimiz fiyata almıyor, bunun için bizde satamıyoruz” diyerek artan girdi fiyatlarına dikkati çekti.

Tarlada kalan domateslerin çürümeye başladığını ifade eden Cenan, şunları söyledi: “Ektiğimiz domates için çok masraf yaptık, ancak toplayamıyoruz. Toplasak ekstra zarar olacak. Kilosunu 1 TL’ye alıyorlar, ancak markette 6-7 TL’ye satıyorlar. Emek veren biziz ama kazanan biz değiliz. Eskiden daha iyiydi. Tohumumuzu kendimiz ekiyorduk, ancak şimdi yerli tohum yok. Fidanları dahi fabrikadan alıyoruz. Fahiş bir fiyatla veriyorlar. Eskiden gübre, ilaç, mazot ucuzdu, ancak şimdi alınamıyor.”  

Aynı bölgede yaklaşık 20 yıldır tarım ile uğraşan çiftçi Emin Çalışkan (60), emeklerinin karşılığını alamadıklarını belirtti. Tarımsal girdilerdeki peş peşe yapılan zamlara dikkati çeken Çalışkan, “Kış geldi, ancak hala domates tarlada. Burada toprağı kiralıyoruz. 7-8 ay tarlaların yanında çadırlarda kalıyoruz. Yol yok, elektriği güneş panelleriyle sağlıyoruz. Zor şartlarda kalıyoruz. Dün yağmur yağdı, bütün çadırlar su altında kaldı. Kaldığımız yerler insan sağlığı için tehlikeli. Bütün tehlikeleri göze alıyoruz, ancak ürünler tarlada kaldı. Çürümeye bıraktık. Her şeye zam geliyor. Markete gidiyoruz ay çiçek yağı alamıyoruz. Domates 6-7 TL markette. Bizden aldıklarının 5-6 katı. 1 TL’ye satarak bu işi sürdüremeyiz. Destekleme alamıyoruz. Böyle devam ederse bu işi bırakacağız. Bir çözüm bulunsun?” şeklinde konuştu.

"Böyle olacağını bilseydik, hiç ekmezdik"

Tarlasındaki ürünleri toplayamayan çiftçi Erdal Kırmızı (35), “Zor şatlarda bakımlarını yaptık, ancak şimdi toplayamıyoruz" diye yakınan Kırmızı, "Kış geldi, don düşmek üzere. Toplasaydım buradan gidecektik. Çocuklarımız da bizimle perişan oldu. Okula gitmeleri lazım ama burada bizim yanımızdalar. Çocuklarımız okula gidemiyor. Bu yıl zararına ektik. Böyle olacağını bilseydik, hiç ekmezdik. Evde otursaydık, emeğimiz boşuna gitmezdi ve yaptığımız masraflar cebimizde kaldırdı. Daha çok kazanırdık. Üretim yapan birkaç kişi kaldık, ancak böyle devam ederse hiç kimse artık ekmez. Bir tarım politikası yok, biran önce bir tarım politikası yapılmalı. Üretici perişan” diye konuştu.

Tarlada kadınların emekleriyle ürünlerin yetiştirildiğine vurgu yapan Fatima Mimkara (50) ise zararın yanında kadın emeğinin görülmediğini ekledi. Zor şartlarda üretim yaptıklarının altını çizen Mimkara, “6-7 aydır her sabah saat 5’te kalkıp tarlada çalışmaya gidiyoruz. Kimi günler 9-10 saat çalışıyoruz. Kadınların işi daha zordur. Çadırlarda kalıyoruz. Tarladan döndüğümüzde bizim iş bitmiyor. Çamaşır makinesi yok, elbiseleri elle yıkıyoruz. Çocuklarımız ile ilgileniyoruz. Yemek yapıyoruz. Bulaşık yıkıyoruz. Saat 5’te başlayan mesaimiz gece 12’de zar zor bitiyor. Bütün bunlara karşı emeğimizin karşılığını alamıyoruz” dedi.

MEB'den illere ana sınıfı genelgesi: Köylerde 5 çocuk için ana sınıfı açılabilecek

Milli Eğitim Bakanlığı, köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ana sınıfı açılmasına ilişkin yeni bir düzenleme yaptı. Düzenlemeye göre, köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ana sınıfı açılabilmesi için gerekli olan öğrenci sayısı 10’dan 5’e düşürüldü.

ABD, Pekin Kış Olimpiyatlarını diplomatik olarak boykot edeceğini duyurdu

ABD, 2022 Pekin Kış Olimpiyatlarını “Çin'de devam eden insan hakları ihlalleri” gerekçesiyle diplomatik olarak boykot edeceğini duyurdu. 

4 ilde miting yapacak olan KESK: Türkiye'de ILO sözleşmesine göre asgari ücret belirlenmiyor

Asgari ücretin vergi dışı tutulmasını talep eden KESK Eşbaşkanı Şükran Kablan Yeşil, temel gıda maddelerine yapılan zamlar düzenlenmeden asgari ücretlilerin kayıplarının giderilemeyeceğini söyledi. Yeşil, Türkiye'nin onayladığı ancak gereklerini yerine getirmediği Birleşmiş Milletler'in bir ihtisas kuruluşu olan Uluslararası Çalışma Örgütü'ne (ILO) göre asgari ücretin belirlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.