Diyarbakır Ekonomisinin Dinamikleri / DİZİ-2

Diyarbakır’da sanayi gelişir mi? Yıllarca bu soru etrafında süren tartışmalarda, karamsar görüşler ileri sürüldü. Sermaye, kalifiye personel, hammaddeye uzaklık, lojistik ve pazar gibi tartışmalar devam ederken, hakim görüş sanayinin yerine hizmet sektörüne ağırlık verilmesi idi. Ancak, girişimciler tabir yerinde ise bu görüşü ve algıyı yerle bir etti. Bugün Diyarbakır’da tam 4 etaptan oluşan, binlerce kişiye istihdam sağlayan, ihracatta giderek büyüyen, yenilikçi, rekabetçi ve cesur girişimcilere ev sahipliği yapan, kurumsallaşmış bir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunuyor. Yazı dizimizin bugünkü bölümünde OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan ile temsil ettiği kurumun gücünü, beklentilerini, taleplerini ve önerilerini konuştuk. Biz sorduk, içten ve gerçekli yanıtlar aldık. Fidan, yegane amaçlarının Diyarbakır’ı önde gelen sanayi kentlerinden biri haline getirmek olduğunu söylüyor. Bazı sektörler için “Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren firmalar ile rekabet eder düzeye geldiğimizi söyleyebilirim” diyerek iddialı olduklarını kaydeden Fidan, Diyarbakır’ın kapsam ı içinde olduğu 6'ncı teşvik bölgesinin yarattığı avantajların, yerli ve yabancı girişimcinin burada yatırım yapmasını daha cazip hale getirdiğine dikkat çekiyor. Fidan ile yaptığımız söyleşi şöyle: 

Diyarbakır Ekonomisinin Dinamikleri / DİZİ-2

Mahmut ORAL’ın Yazı Dizisi

Sayın Fidan, Diyarbakır OSB’nin kısa tarihçesi nedir, kaç üyeniz var?

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi 1990 yılında kesin yer seçim çalışmalarına başlamış, 1991-1995 yıllarında arsa kamulaştırma çalışmaları, 1996 yıllında ilk arsa tahsisleri yapılmıştır. 16.04.2001 tarihi  itibari ile tüzel kişilik kazanmıştır. 4 etaptan oluşan OSB'miz toplamda 915.8 hektardan alanı kapsamaktadır. OSB'de 469 sanayi parseli, 7 adet hizmet destek alanı bulunmaktadır. 

OSB içerisinde faaliyet gösteren kuruluşların sayısı ve istihdam düzeyi nedir?

Organize Sanayi Bölgesi içerisinde 288 tahsisli firma bulunmaktadır. OSB’mizdeki firmaların sektörel dağılımına baktığımızda, yüzde 19 ile ilk sırada gıda sektörü, yüzde 12 ile tekstil sektörü, yüzde 11,5 ile metal sektörü yüzde 8 ile ağaç-mobilya sektörü yer almaktadır. Toplamda 220 firma üretim faaliyetlerine devam ederken, yapı ruhsatı almış 38 firma bulunmaktadır. Tahsisi yapılmış ve proje aşamasında olan 21 firma bulunmaktadır. Bölgede 8 bin 500 civarında çalışanımız bulunmaktadır.Yapımı devam eden fabrikaların devreye girmesi ve arıtma tesisi projemizin tamamlanmasıyla birlikte istihdam sayımızın 12 bin kişiyi geçmesini bekliyoruz.

OSB’deki ve diğer sanayi işletmeleri üretimde tam kapasiteye ulaşmakta mıdır, ulaşamıyor ise nedenleri nelerdir?

Bütün dünya pandemi etkisine girdikten sonra maalesef kapasite oranlarında düşüşler yaşandı. Sanayicilerimizin büyük kısmında siparişlerde düşme ve iptaller yaşandı. Hammadde tedarikinde aksaklıklar oluştu. Bu durumlar haliyle sanayicilerimizin maliyetlerini artıran unsurlar olarak karşımıza çıktı ve fabrikalarımızın tam kapasite olarak çalışması önünde engel teşkil etti. 

Sizce Diyarbakır’ın ülkedeki ekonomik ağırlığı, geçen yüzyılda ve cumhuriyetin ilk yıllarında nasıldı, yıllar içinde nereden nereye geldi?

Geçen yüzyılda ve Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Diyarbakır’da pamuklu, yünlü, ipekli kumaş dokumacılığı, demircilik, bakırcılık, kuyumculuk ve tarımsal üretim önemli sanayi ve ticari faaliyetler olarak sıralanabilir. Diyarbakır ve çevresinde coğrafi şartlar tarımsal ekonominin gelişmesine elverişliydi ve temel ekonomik etkinlik tarıma dayanmaktaydı. Doksanlı yılların başlarıyla birlikte Diyarbakır’daki sanayi üretimi de hareketlilik kazanmaya başlamıştır. Gıda, tekstil, inşaat, metal ve mobilya sektörlerinde firmalarımız özveriyle üretim faaliyetlerine devam etmektedir. Amacımız Diyarbakır’ı önde gelen sanayi kentlerinden biri haline getirmektir, bunun için çalışmaya devam ediyoruz.

Kentin sanayisindeki önemli ve başat sektörler, yıllar içerisinde değişim gösterdi mi, acaba öne çıkan üretim sektörü var mı?

Bölgemizin tarımsal arazi yönünden zengin olması nedeniyle ilk sıradaki sektör her zaman gıda ve tarım sektörleri oldu. Eskiden de öyleydi, halen de öyle devam ediyor. Ama tekstil ve maden mermercilikte son yıllarda büyük ivme kazanan sektörler oldu. Türkiye ve dünya ekonomisine yön veren firmalar ile rekabet eder düzeye geldiğimizi söyleyebilirim. Bunun yanında metal ve mobilya sanayinde de önemli firmalarımız bulunmaktadır.

Bölge için fırsat olabilecek sektörler var mı?

Organize Sanayi Bölgesi bütününde faaliyette olan sanayi firmalarının dağılımı incelendiğinde gıda, sanayi ile yapı ve inşaat malzemeleri sanayi öne çıkmaktadır. Bu sektörlerin ardından sırasıyla mermer ve mobilya sanayi gelmektedir. Tekstil sektörü bölgemizde yıldızı parlayan sektörlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Diyarbakır’da faaliyete başlayan tekstil ihtisas OSB ile birlikte gerek buradaki tekstilcilerimiz ve gerekse de batıda faaliyet gösteren firmalarımız burada fabrikalar kurmaya başladı. Diyarbakır OSB’de faaliyet gösteren tekstil firmalarımız da yurtiçi ve yurtdışı pazarlarına üretim yapmaktadırlar. Genç nüfus oranının Diyarbakır’da ve bölgede yüksek olması sebebiyle tekstil sektöründe işgücü açısından büyük avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanında tarımsal arazilerimizin uygun olması nedeniyle gıda sektörü ve ayrıca inşaat, maden-mermer ve mobilya sektörleri hem kentimiz hem de ülkemiz için büyük istihdam fırsatları oluşturmaktadır.
Bu sektörlerin talepleriniz doğrultusunda üretime geçmesi durumunda istihdam ve diğer alanlarda nasıl gelişme yaratacak dersiniz?
Bütün sektörlerimizin tam kapasiteyle çalışması durumunda kentte ciddi anlamda bir istihdam sayısına ulaşacağımızı düşünüyorum. Ayrıca Diyarbakır OSB’de yapımına devam edilen Atıksu Arıtma tesisimizin faaliyete geçmesiyle birlikte tekstil firmalarımızın boyahanelerinin devreye girmesiyle 1770 kişilik ek istihdam imkanı doğacaktır.

Kentte sanayinin başlıca sorunları neler?

Önümüzde kış sezonu var, pandemi artabilir. Kışın kapılar-pencereler kapalı olacağı için hastalık daha çok yayılabilir. Devletimiz sanayiciye yine destek verirse, öteleme yaparsa iyi olur diye düşünüyorum. Devlet aslında destekten ziyade doğuya gerekli yardımı, yatırımı yapıyor. Ama yapılan yatırımlara biraz daha pozitif ayrımcılık yapılabilir. Yatırımcı “Niye Diyarbakır’a geleyim?” diyor. Onları buraya çekebilmek için teşviklerin biraz daha arttırılmasını talep ediyoruz. Kredi limitlerinin yükseltilmesi, teşvik oranını artırması, sanayicinin yatırım yaptığında genel bir desteğin
verilmesi lazım. Bir sanayici 300 kişi çalıştırıyorsa, SGK maliyetini hesaplarsanız 300 bin TL kâra geçiyor. Devlet zaten destek veriyor ama biraz daha arttırılabilir. Devlet bankalarının sanayiciye daha çok destek olmasını istiyoruz.

Hammadde ve lojistik bakımından avantaj ve dezavantajlar neler?

Diyarbakır Orta Doğu’ya yakın bir alanda yer alıyor. Bir tarafımızda Irak, İran, Suriye, bir tarafımızda Gürcistan, Azerbaycan var. Suriye’de savaş bittiği zaman Orta Doğu’daki konumumuz güçlenecek. Avrupa ve Amerika’ya da ürünlerimiz gidiyor. Ama bizim daha çok üretim ve ihracat yapmamız lazım. Kendi şirketimiz 122 ülküye ihracat yapıyor. Sloganımız Üreten Diyarbakır. Üretip dünyaya satmayı hedefliyoruz.

Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan sanayi tesislerinin mevcut durumda kullanabilmekte olduğu ulaşım odaklarına bakıldığında, bölgenin kara yolu (E-5) bağlantısı mevcuttur, en yakın demiryoluna uzaklığı 3,5 km, OSB liman çıkışı olarak İskenderun limanına uzaklığı 512 km ve Mersin limanına uzaklığı 602km, Diyarbakır havaalanına mesafesi ise 22 km’dir. Öte yandan bölgede bulunan OSB tesislerinin yoğun şekilde Orta Doğu ülkelerine yönelik karayolu ile ihracatı bulunmaktadır. Bu bağlamda kullanılmakta olan Habur Sınır Kapısı’na Diyarbakır OSB’nin uzaklığı 287 km ve Ceylanpınar Sınır Kapısı’na uzaklığı 222 km’dir. Öte yandan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi’nin pazarları arasında olan ve Ortadoğu Ticaret Merkezi olarak adlandırılan pazarlara yakınlığına bakıldığında Şam 601 km, Beyrut 615 km, Bağdat 641 km, Tahran 1.373 km ve Amman 766 km mesafededir.

Kara, raylı ve hava ulaşımından yeterince yararlanılabiliyor musunuz?

Sanayicilerimiz lojistik yönünden aktif olarak karayolunu kullanmaktadır. Ayrıca Kentte yatırımcıların talebi üzerine ithal ve ihraç ürünlerin Diyarbakır OSB ile Mersin Limanı bağlantısını sağlayacak 4,5 kilometrelik demiryolu hattı tamamlandı. Demiryolu hattı ile özellikle ağır tonajlı ürünlerin ihraç ve ithalatında hem zaman hem de maliyette tasarruf sağlanacak. Bu kapsamda demiryolu taşımacılığında maliyetlerin biraz daha düşürülmesi sanayicilerimiz tarafından aktif olarak kullanmasına imkân sağlayacaktır.

Sanayinin için nasıl bir teşvik sistemi yürütülmeli?

Bölgesel kalkınmanın sağlanması ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının giderilmesi için bölgenin yapısına uygun, özgün bir teşvik desteğinin sağlanması gerekmektedir. Bölgesel kalkınma kapsamında sektörel kümelenme yaklaşımı ile gelişim potansiyeline sahip sektörlerin desteklenmesi ve avantajlı hale getirilmesi gerekmektedir. Bu amaçla bölgede sunulan desteklerin, (teşvik, kredi ve hibe desteklerinin) eş güdümlü hale getirilmesi gerekmektedir.

Sektörlere yatırımlar konusunda girişimciler yeterli teşvik alıyor mu?

Teşvik, hibe ve kredilerin yerel ve bölgesel kalkınma sürecinde önemli bir araç olduğunu ve bu araçların bölgenin büyüme ve gelişmesine pozitif etki yaptığını ifade etmek istiyorum. Maalesef sanayicilerimiz yeterince bu teşvik ve kredilerden faydalanamıyor. Bu sebeple teşvik ve kredilerin artırılması ve faydalanma koşullarının esnetilmesinin sanayicilerimiz açısından faydalı olacağı kanaatindeyim.

Peki yatırımlar konusunda girişimciler yeterli danışmanlık hizmeti alıyor mu?

OSB yönetimine geldiğimizde ilk işimiz üniversite ile iş birliği çalışmalarını geliştirmek oldu. Üniversite ile iş birliği halindeyiz. Üniversiteye kendi binamızda odalar yaptık, akademisyenlerle toplantılar gerçekleştirdik. Bu konuda önemli bir yol kat ettik. Güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Kamu-üniversite-sanayi iş birliği (KÜSİ) ile ilgili çalışmalar yapıyoruz, onlardan destek alıyoruz. Güzel şeyler oluyor. Bu çalışmalarımızın danışmanlık kültürüne de olumlu katkı yapacağını düşünüyoruz. Bunun yanında ihtiyaç duyan firmaların danışman şirketleriyle çalıştığını biliyoruz. Özellikle de kurumsallaşma ve AR-GE'sini tamamlamış firmalar danışmanlık konusunda daha hassas davranmaktadır. Bölgemizde danışmanlık faaliyetlerinin istenen düzeyde olmadığını ve hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum.

 

Kentte faaliyet gösteren firmaların kurumsal yapısını geleneksel mi kurumsal mı olarak tarif edebiliriz? Profesyonelleşme konusunda direnç gösteriliyor mu? 

Biliyorsunuz Türkiye’deki işletmelerin %95’ini aile şirketleri oluşturuyor. Diyarbakır’daki firmalarımızın durumu da çok farklı değil. Sanayicilerimizin büyük çoğunluğu aile şirketlerinden oluşuyor ve bu sebepten ötürü çoğu geleneksel yöntemlerle yönetiliyor. Bunun yanında aile şirketi olup kurumsallaşma yolunda ciddi anlamda yol kat eden firmalarımız da bulunmaktadır. Dijitalleşmenin bütün dünyayı etkilediği bu çağda kurumsallaşmanın ve bilişim teknolojilerinin önemini bir kez daha vurgulamak isterim. Sanayicilerimiz artık dünyanın her yerine ihracat yapabiliyor, bu demek oluyor ki dünyadaki her işletme de bizim rakibimizdir. Bu durumda dünyanın öbür ucundaki bir işletmeyle rekabet edebilecek kurumsal bir yapı firmalarımızın olmazsa olmazıdır. 

Yetişmiş insan gücü konusunda ihtiyaç durumu nedir? 

Eski yıllara oranla biraz daha iyi durumda olduğunu söylemek mümkün. Pandemi sürecine rağmen istihdamda çok büyük bir kayıp yaşanmadı. Fabrikalarda, pandeminin başladığı ilk zamanlarda hükümetin belirlediği yasal çerçevede alınan önlemler kapsamında dönüşümlü çalışma, kısa çalışma ödeneği programları kapsamında çalışan işçi sayısı düştü. Ancak pandemi sürecine rağmen önceden başlayan ve yeni eklenen yatırımlarla birlikte şu anda yaklaşık 8 bin kişinin OSB'deki fabrikalarda istihdam edildiğini söyleyebiliriz. Nitelikli iş gücü konusunda sanayicilerimizin zaman zaman şikayetleri oluyor. Bölgemizdeki genç nüfusun fazla olması sayesinde yerinde eğitimlerle bu sorunların çözüleceğini düşünüyorum.

Kentteki iş çevrelerinin rekabet olanakları batıdakilerle karşılaştırılabilir mi? 

Rekabet olanaklarını batıdaki firmalarla mukayese etmek çok yanlış olabilir. Ama tekstil, gıda ve mermercilik sektöründe batıdaki firmalardan çok daha kaliteli üretim yapan firmalarımız mevcuttur.

Kentin yatırım için cazip yönleri nelerdir? Hangi sektörler gelecekte fırsat sunmaktadır? 

Bizler, Diyarbakırlı sanayiciler olarak, ülkemizin ve memleketimizin kalkınması için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz. Diyarbakır'ın tarihi, "ticaret merkezi" misyonunu yeniden canlandırmayı hedefliyoruz. Her gün yerli ve yabancı girişimciler, yatırım olanaklarını incelemek üzere Organize Sanayi Bölgemize geliyor. Daha geçtiğimiz günlerde biri 100 milyon, diğeri de 150 milyon liralık yatırım yapmak isteyen iki yatırımcıyı ağırladık. Bizler girişimcilere devletin sağladığı imkanları anlatıyoruz. Üretim, imalat, hammadde ve özellikle de nakliye konusunda sıkıntı yaşamayacaklarını anlatıyoruz. Ayrıca 6'ncı teşvik bölgesinin yarattığı avantajlar, yerli ve yabancı girişimcinin burada yatırım yapmasını daha cazip hale getiriyor. Bu da OSB'mize yatırım avantajı sağlıyor.

Peki bu kadar çaba içinde ihracat nasıl, gelişmekte mi?

Pandemi öncesi aslında bu soruya "evet" diyebilirdik. Ancak küresel pandemi nedeniyle ihracat miktarı az da olsa düşüş gösterdi. Pandeminin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracat miktarının eski düzeyine gelmesini ve artmaya devam edeceğini düşünüyorum.

GAP Projesi, sanayinin gelişmesine istenen düzeyde olumlu etki yapmış mıdır, yapmamış ise eksik kalan yönleri nelerdir?

GAP Projesi başlı başına devasa bir proje. Özellikle tarımsal alanda ekonomik bir devrimin önünü açmıştır. Silvan Barajının tamamlanarak hizmete girmesiyle birlikte 400 bin kişinin istihdam edileceği söyleniyor. Tabi tarımla birlikte yan sanayi de gelişecektir. Bu proje uzun yıllara yayılmış, entegre bir projedir.

GAP Projesi’ndeki gerçekleşme oranları yeterli mi? 

Az önce de söyledim. Kısa vadede özellikle tarımda devrim niteliğinde, olumlu katkı yaptı. Daha önce tarlasını tek bir kez ekip biçen çiftçi, günümüzde sulama desteğiyle birlikte 2 veya 3 kez ekip biçebiliyor.

 

TJA: Filistin halkının haklı mücadelesinin yanındayız

Tevgera Jinên Azad (Özgür Kadın Hareketi-TJA), Doğu Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya yönelik İsrail saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Erdoğan: 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımızın haklılığına hep birlikte şahitlik ettik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırısına dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Geldiğimiz noktada durum ürkütücü bir hal almış" dedi.

Hakkari'de pancar toplayan kadın hayatını kaybetti

Pancar toplanmaya giden Sikal Temel adlı kadın, tepeden yuvarlanarak hayatını kaybetti.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.