Kılıçdaroğlu Erdoğan'a 5 kuruşluk tazminat davası açtı

Gara Operasyonu sonrası Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında yaşanan polemik tazminat davası kapsamında karşılıklı olarak mahkemeye taşındı. "Operasyonun sorumlusu Erdoğan'dır" diyen Kılıçdaroğlu’na, Erdoğan 500 bin TL’lik davası açtı. Kılıçdaroğlu ise Erdoğan'a 5 kuruşluk tazminat davası açarak, Çözüm süreci, Oslo Görüşmeleri ve FETÖ ile ilgili açıklamalarını gerekçe gösterdi.

Kılıçdaroğlu Erdoğan'a 5 kuruşluk tazminat davası açtı
20 Şubat 2021
12:15

Kılıçdaroğlu'nun avukatı Celal Çelik’in Ankara nöbetçi asliye hukuk mahkemesine sunduğu 17 sayfalık dava dilekçesinde, Erdoğan’ın sözleri için, “Tamamıyla hakaret ile iftira kapsamlı bu söz ve değerlendirmelerin Türk yargı makamları tarafından eleştiri kapsamlı görülmesi halinde bu söz ve yakıştırmaların (olduğu gibi!) başkaca siyasiler tarafından iktidar temsilcilerine yöneltilmesi sonucunu doğuracağı da gözden ırak tutulmamalıdır” denildi.

Erdoğan’ın 17 Şubat’ta AKP Ankara İl kongresinde yaptığı konuşmanın tamamen hakaret ve iftira nitelikli olduğu belirtilen dava dilekçesinde Kılıçdaroğlu’nun “kişilik değerlerine zarar verilmeye çalışıldığı” gerekçesiyle Erdoğan aleyhine 5 Kuruş manevi tazminata ve ilamın tirajı en yüksek 5 gazetede yayınlanmasına karar verilmesi talep edildi.

"Dünya’daki tüm yargı sistemlerinde yaptırıma tabi  olan hususlar"

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa'nın "ifade özgürlüğü" ve "kişilik hakları" düzenlemelerine da atıf yapılan dava dilekçesi şöyle: 

“Davalı Recep Tayyip Erdoğan’ın tamamen hakaret ve iftira kapsamlı olarak yapmış olduğu konuşmasında, Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik;

Utanmaz, Sıkılmaz, Terbiyesiz, Yüzsüz, Korkak, Terör örgütleri ile el ele, kol kola olmak, Terör örgütleri ile ortak olmak,

şeklindeki suçlamaları hakaret ve iftira suçunun tüm unsurlarının gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Böylesine seviyesizce ve ‘utanmadan, sıkılmadan’ kullanılan hakaret söz ve yakıştırmalar hiçbir biçimde eleştiri kapsamında görülemeyeceği gibi Dünya’daki tüm yargı sistemlerinde yaptırıma tabi tutulacaktır!

Tamamıyla siyasileştiği, davalı Recep Tayyip Erdoğan’ın güdümüne girdiği, siyasi baskıların altında ezildiği eleştirisine muhatap olan Türk Yargısının bile dava konusu bu söz ve yakıştırmaları eleştiri kapsamında görebilme şansı bulunmamaktadır! Kaldı ki tamamıyla hakaret ile iftira kapsamlı bu söz ve değerlendirmelerin Türk Yargı Makamları tarafından eleştiri kapsamlı görülmesi, diğer bir söyleyişle hakaret kapsamlı görülmemesi olasılığında bu söz ve yakıştırmaların (olduğu gibi!) başkaca siyasiler tarafından iktidar temsilcilerine yöneltilmesi sonucunu doğuracağı da gözden ırak tutulmamalıdır!

Sonuç olarak davalı Recep Tayyip Erdoğan’ın; hakaret ve iftira kapsamlı sözleri kullanmayı alışkanlık haline getirdiği, bilinçli bir şekilde Genel Başkanın kişilik değerlerine zarar vermeye çalıştığı, kendi suç ve hatalarını gizleyebilmek ve onları başkalarına yansıtmak amacıyla böylesi iğrenç yollara başvurduğu gerçekliği gözetilerek değerlendirme yapılmasını diliyoruz. “

Erdoğan'ın önceki konuşmaları kanıt olarak mahkemeye sunuldu

Dava dilekçesinde 17 ayrı ek halinde Erdoğan’ın konuşmaları gazete kupürleri ve video CD’leri halinde mahkemeye kanıt olarak sunuldu. Dosya içeriklerinin de kanıt olarak değerlendirilmesini isteyen avukat Celal Çelik, “Açılım sürecinde dönemin Genelkurmay Başkan'ı Necdet Özel tarafından dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, ‘PKK'ya yönelik mücadele etmemenin sakıncaları’ özelinde gönderilen mektup örneğinin Genelkurmay Başkanlığı'na yazılacak müzekkere ile istenmesini” de hakimden talep etti.

Çelik, Erdoğan’ın çözüm süreci ve Oslo görüşmeleri ile ilgili olarak yaptığı açıklamaları ve video kayıtlarındaki şu konuşmaları;

"22 Ocak 2010’da yaptığı, “Ak Parti olarak terör örgütü ile hiçbir zaman masaya oturmadık, oturmayacağız. Ey Kılıçdaroğlu, Ey Bahçeli bu iddianızı ispatla mükellefsiniz. Terör örgütü ile görüşen şerefsiz ve namussuzdur”

20 Eylül 2011’de Oslo görüşmeleri ses kayıtlarının 13 Eylül 2011’de internete düşmesinin ardından yaptığı, “PKK ile biz değil devlet görüştü, görüşecek!”

6 Eylül 2011'de yaptığı, “Biz İmralı olsun, Oslo olsun çok açık, net bu adımları attık. MİT Müsteşarı Emre Taner zamanında başlattık bu görüşmeleri, Hakan Fidan zamanında da sürdürdük.” Nisan 2012'de yaptığı, “MİT Müsteşarımızı İmralı’ya gönderen benim, Oslo’ya gönderen benim. O benim sır küpüm.”

27 Eylül 2012'de yaptığı, “PKK ile görüşme talimatını bizzat ben verdim.”

Ekim 2012'de yaptığı, “PKK ile görüşülmesini ben istedim, sıkıntısı olan bana söylesin. MİT her an her türlü hareketi yapabilir. Mesela yarın İmralı’ya gitmek gerekiyorsa Müsteşarıma gerekeni yap derim."

28 Aralık 2012'de yaptığı, “Ben risk alıyorum, müsteşarım risk alıyor. Ben siyasetçi olarak bu görüşmeyi yapamam, ama onların eli ayağı durumu olan devletteki ajanları, temsilcileri vardır ve bunları yapar."

28 Şubat 2015'te yaptığı, “Silahların bırakılması çağrısı bizler için çok çok önemli bir beklentimizdi. Her şey eninde sonunda uygulamaya dayalıdır. Bu uygulama da nedir silahların bırakılmasıdır. Ne istendi de hükümet vermedi 12 yıldır."

6 Eylül 2015'te yaptığı, "PKK, çözüm sürecini silah stoklama süreci olarak değerlendirdi. Bu süreç içinde güvenlik güçlerimiz, ‘herhangi bir çatışmaya, şuna buna girmeyelim’ dediler ama daha sonra anladık ki bu süreç içinde bunlar bunu yaptılar,”

17 Eylül 2015'te yaptığı, “Çözüm süreci içinde Valilerimiz kendilerine verdiğimiz talimatlar gereği PKK’ya operasyon yapmadı! Bu süreçte hazırlık safhasına girdiler, mayın döşeyip bombalar yerleştirildi. Bu terör eylemlerini biz görmezden gelmeye nereye kadar devam edeceğiz."

14/01/2000 tarihinde yaptığı, “Sayın Öcalan düşüncelerinin değil şu anda almış olduğu kellelerin hesabını veriyor”

04/09/2006 tarihinde yaptığı, “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir.”

Irak'ta 11 Türk Askerinin ABD askerleri tarafından başlarına çuval geçirilip gözaltına alınmasından sonra, Deniz Baykal’ın “ABD’ye nota verilmelidir” şeklindeki değerlendirmesine karşı yaptığı, “Ne notası veriyorsun müzik notası mı?”

04/03/2006 tarihinde yaptığı, “Türkiye'nin Ortadoğu'da bir görevi var nedir o görev; biz geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika projesinin eş başkanlarından bir tanesiyiz bu görevi yapıyoruz biz”

17/02/2013 tarihli AKP Mardin Mitinginde yaptığı, “Her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık.” mahkemeye kanıt olarak sundu. 

Bakan Koca vaka sayıları artan ve azalan illeri açıkladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca vaka sayısı artan ve azalan illeri sosyal medya hesabından paylaştı.

8 Mart Generation Equality için bir miting çığlığıdır

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her yıl kadınlar, 8 Mart’ta kadın mücadelesinin sesini ve renklerini alanlara taşıyor.

Sağlı Bakanı Koca haftalık vaka haritasını açıkladı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Sosyal medya hesabından haftalık vaka sayılarını paylaştı.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.