Konukman: Usulen sevk edilmeyen bütçe iade edilmeli

Bütçe uzmanı ekonomist Aziz Konukman, usulen Meclis’e sevk edilmeyen bütçenin iade edilmesi çağrısında bulundu. Konukman, ayrıca iktidarın 100 milyar TL kanunsuz harcama yaptığını kaydetti.

Konukman: Usulen sevk edilmeyen bütçe iade edilmeli
26 Ekim 2020
09:19

Bütçe uzmanı iktisatçı Prof. Dr. Aziz Konukman, Meclis’te görüşülmeye devam edilen 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi’ne dair Mezopotamya Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Konukman, geçen yılların aksine bu yıl bütçenin esasına dair hiçbir değerlendirme yapmama yönünde karar aldığını iletti. Konukman’ın gerekçesi ise, 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklif’'nin usulen Meclis’e sevk edilmemesi.
 
Konukman, “2021 bütçenin esasına dönük hiçbir yorum yapmayacağım. Bunu ilk kez yapıyorum. Çünkü bu bütçe teklifinin usulen Meclis’e sevk edilmediği görüşündeyim. Dolayısıyla Meclis Başkanı’na çağrı yapıyorum. Bu bütçe teklifini ya iade etmeli ya da görüştükten sonra reddetmeli. Ben maaşımı milletin verdiği vergilerle alıyorum. Benim de millete karşı sorumluluğum, görevim var. Bu görev çerçevesinde Meclis’i göreve çağırıyorum. Meclis Başkanı’nın bu 2021 yılı bütçesini Cumhurbaşkanı’na iade etmesini öneriyorum” dedi. 
 
‘BİLİM KURULU OLUŞTURULSUN’
 
Konukman, Meclis Başkanlığı’nın bütçe teklifini ret ya da iade etmesi durumunda Türkiye’nin bütçesiz kalmayacağını da belirtti. Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrolünü kapsayan 5018 Sayılı Kanunun 19’uncu maddesini referans gösteren Konukman, “Bu madde ‘Merkezi yönetim bütçe kanununun süresinde yürürlüğe konulamaması halinde, geçici bütçe kanunu çıkarılır ve geçici bütçe ödenekleri, bir önceki yıl bütçe başlangıç ödeneklerinin belirli bir oranı esas alınarak belirlenir. Yine eğer geçici bütçe kanunun da çıkmaması halinde, yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki yılın bütçesi yeniden değerleme oranına göre artırılarak uygulanır’ diyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca yeni bütçe için bir bilim kurulunun oluşmasını da isteyen Konukman, “Onlar ne diyorsa bütçe ona göre oluşturulsun” önerisinde bulundu. 
 
‘BÜTÇE USUL ESASINA UYULMADI’
 
Bütçe teklifinin 17 Ekim’e kadar Meclis’e sunulması gerektiğinin altını çizen Konukman, bütçenin Anayasanın öngördüğü tarihte Meclis’e sunulmadığını anımsatarak, “TBMM web sayfasında yaptığım kanun teklifleri sorgulamasında Cumhurbaşkanlığınca sunulan 17 Ekim tarihli 22 sayfalık bir metin var. Oysaki bu 22 sayfalık olmamalı ve cetvelleri ile birlikte en az bir tuğlanın yüksekliği kadar kalın bir kitap olmalı. Ama buna bağlı cetvelleri yok. Dolayısıyla Meclis’e sunulmamış demektir. Bu metnin uzun halini ise Stratejik Bütçe Başkanlığı sitesine koymuşlar. Üstelik raporlar bölümünden verilmesi gerekirken, duyuru panelinde vermişler. Bunlar şekil şartlarına uymayan şeyler. Hadi bunlar olabilir dersek bile ama Meclis sitesinde bile yok. Bu haliyle şekil şartlarına uyulmadığı için Meclis Başkanı’nın bütçe teklifini aynen iade etmesi gerekir” diye konuştu. 
 
‘BÜTÇE SARAY’DA HAZIRLANMIŞ’
 
Konukman, bütçenin Meclis’e geç gelmesinin yanında bir de bütçenin anayasası olan 5018 Sayılı Kanununa da aykırılık teşkil ettiğini aktardı. 5018 Mali Kontrol Yasası’na göre Yeni Ekonomik Programı’nın (YEP) en geç Eylül ayının ilk haftasında açıklanması gerektiğini söyleyen Konukman, ancak YEP’in 29 Eylül’de yayınlandığını dile getirdi. Söz konusu gecikmenin bütçe hakkına müdahale, bütçe hakkını yok sayma ve bütçe sürecinin kısıtlanması anlamına geldiğini belirten Konukman, şöyle devam etti: “İkincisi ise Orta Vadeli Mali Program en geç 15 Eylül de yayınlanması lazımken, 8 Ekim de yayınlandı. Bu ne demektir, bu Saray’dan hazırlanmış, bunlar da aynen kabul etmiş demektir. Çünkü hazırlama süresi yetmiyor. Bunların 15 gün içinde bunları hazırlama şansları yok.  Çünkü bütçenin teslim tarihi 17 Ekim. Yani 8 Ekim’den yayınlanmış YEP ve 17 Ekim bütçenin teslim tarihi. Bunu nasıl yapacaklar?  Bu da şu anlama geliyor, Saray’dan önce hazırlanmış bunlarda aynen kabul etmişler. Bir kere şekil şartları sağlanmadı. Yani 5018 ihlali var.  Yani bütçenin anayasası ihlal edilmiş ve Meclis Başkanı bunu gerekçe yaparak teklifi geri çekebilir.”
 
‘OLMAYAN BİR ŞEY YOK HÜKMÜNDEDİR’
 
Bir bütçe gerekçesinin ise bütçe teklifi ile eklenecek bazı belgelerin olduğunu söyleyen Konukman, söz konusu belgelerin de siteye yüklenmediğini ifade etti. Konukman, ayrıca bütçede sendikalara ve vakıflara verilen yardımlardan bahsedildiğini ancak hangi vakıf ve sendikalara yardım yapılmadığının belirtilmediğini söyledi. Eksik olan bir diğer şeyin ise borç raporu olduğuna dikkat çeken Konukman, “Hazine ve Maliye Bakanın hazırladığı bir borç raporu vardı. Ama rapor yok. Demek ki bir kere olmayan bir şeyi istese de Meclis web sitesine yükleyemez. Nitekim milletvekillerine de verilmemiş, Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanı sayfasına da koymamış. Konmayan bir şey yok hükmündedir” diye belirtti. 
 
‘CUMHURBAŞKANLIĞI MECLİS’İ YOK SAYDI’
 
Konukman, daha vahim olan bir diğer durumun ise bütçenin dayandığı esasların değiştirilmesi olduğunu söyledi. 16 Ekim 2020 tarihinde Meclis’e gelen Torba yasayla birlikte Performans esaslı program bütçesinin hayata geçirildiğini belirten Konukman, söz konusu yasaya göre bütçenin fonksiyonel dağılımının artık verilmeyeceğini kaydetti. Konukman, devamında şöyle dedi: “Yani Mega Projeler saklanıyor, fonksiyonel dağılımı sonlanıyor ve bütçenin bütçe olma fonksiyonu sona erdiriliyor. Asıl skandal olan durum 16 Ekim’de yeni bütçe sistemi çıkartılmış ve bütçe 17 Ekim’de sunulmak zorunda. Cumhurbaşkanlığı, Meclis’i yok saymış. Bu vahim bir şey. Meclis, 16 Ekim’de bu yeni bütçe sistemini çıkartmış ama 2021 bütçesi bu yeni bütçe sistemine göre hazırlanmış. Skandal, skandal. Daha ne diyeyim. Yasadışı. Cumhurbaşkanı da ‘Bütçenizi bu yeni sisteme göre hazırlayacaksınız’ diyor. Ya bu 16 Ekim’de yasalaştı, şimdi adam 8 Ekim’de çağrıyı alıp nasıl yapsın bunu. Yasadışı. Bu nedenlerden dolayı Meclis Başkanı esastan görüşmemek üzere sırf bu teklifi usul yönünden geri göndermelidir. Nokta.”
 
‘KANUNSUZ BÜTÇE HARCAMASI YAPILMIŞ’
 
2021 yılı için öngörülen bütçe açığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Konukman, “Bütçenin esaslarına gireceğim ama bütçenin kendisinden değil, OVP tablolarına göre değerlendirme yapacağım” diyerek şunları aktardı: “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi 1 trilyon 346 milyarlık bir bütçe ön görülmüş. Gelir ise 1 trilyon 100 milyar. Yani bütçe açığı 245 milyar. Dehşet bir rakam. Geçen yılın bütçe açığı ise 138.9 öngörülmüştü. Bu felaket bir şey. Şimdi YEP’in 2020 yılı için öngörülen bütçe açığının gerçekleşme tahmini ise 239,2 milyar. Bakın tam olarak öngörülen hedef 100 milyar civarında aşılmış. Bu şu anlama geliyor; 100 milyar kanunsuz bütçe harcaması yapılmış. Şimdi ödenek üstü harcama rakamlarını da vereyim. Orta vadeli programdan 2020 yılında 1 trilyon 212 milyar harcama yapılmış. Geçen yılın bütçesi ise 1 trilyon 95 milyardı. Demek ki iktidar, 2020 yılında 116, 8 milyar ödenek üstü harcama yapmış.”
 
‘HANİ FAİZ LOBİSİNE KARŞIYDILAR’
 
Konukman, faizin milli gelir içindeki payının 2020 yılı için 2,8 iken bu sayının 2021 yılı için 3,2’ye yükseltildiğini dile getirdi.
 
“Hani bunlar faiz lobisine karşıydılar” diye devam eden Konukman, bütçenin esas aldığı Orta Vadeli Mali Plan’da belirtilen personel giderlerinin milli gelir içindeki payına ilişkin rakamları da verdi. Konukman’ın verdiği rakamlara göre, personel giderlerinin milli gelir içindeki payı 5,8. Konukman, bu durumu ise “Emekçi yok sayılıyor” diye özetledi. 
 
‘SAYIŞTAY’IN GÖREVİ NE?’
 
İktidarın net borçlanma yetkisine dair bilgi veren Konukman, Bütçe Dengesi’ne göre iktidarın ancak genel bütçe idarelerinin bütçe açığı kadar borçlanabileceğine izin verdiğini ancak iktidarın 16 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan torba yasasıyla iki katı kadar borçlanma yetkisi aldığını söyledi. Konukman, şöyle devam etti: “İktidar geçen yıl 140 milyarın üstüne çıktı. Çıkabilir. Çünkü bütçenin 47-49 sayılı borçlanma kanununun 5’inci maddesi diyor ki ‘devlet; genel bütçe açığı kadar borçlanabilir ve gerektiğinde Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı bunu yüzde 5 oranında arttırabilir’ Buna göre limit, ilk yüzde 5 ile 147,1 milyar TL, ikinci yüzde 5 ile 154,5 milyar liraya çıkıyor. Oysa net borçlanma 211,7 milyar TL. Fark 57,2 milyar.  Yani siyasal iktidar bu fark kadar yasadışı borçlanmış. Bir de 16 Ekim tarihli Torba Yasası’ndan 47-49 sayılı yasaya bir geçici madde ekleyerek, siyasal iktidarın ortaya çıkan borç miktarının iki misli kadar borçlanabileceğini eklediler. Sözün bittiği yerdeyiz. Yani bu rakam 309 milyara çıkartıldı. Şimdi burada Sayıştay’a çağrı yapıyorum. Borçlanma limiti; borçlanma kanununun 49 maddesi 5’inci maddesinde açık açık yazılmış. Diyor ki, öngörülen genel bütçe açığı kadar net borçlanma yapabilirsin. Sonrası yasa dışı. Sen torba kanuna bakarak oradaki ek maddeye bakarak onun usulsüzlüğünü niye yazmıyorsun. Senin görevin bu. Sen Meclis adına bu denetimi yapıyorsun. Şimdi yedek ödenekle ilgili madde var. Gerekli görüldüğünde yedek ödenek kullanılacaktır. Kullanabileceği oran 5018’e göre yüzde 2. Yani genel bütçe ödeneklerinin yüzde 2’si. Bakıyoruz ya yüzde 4, ya yüzde 7, ya da yüzde 5. Mesela geçen yıl yedek ödeneklerin genel bütçe içerisindeki payı 4,8 olmuş.
 
‘116,8 MİLYAR ÖDENEK ÜSTÜ HARCAMA YAPILMIŞ’
 
Mesela Sayıştay, 2019 genel uygunluk bildiriminde 42 milyar ödenek üstü harcama tespit etmiş. 2021 için 116,8 milyar da ben tespit ettim. Benim tespit ettiğim geçerli değil ancak bu kesin hesap geldiğinde konuşulacak. Yani Sayıştay bunu 2022 bütçesi görüşülürken yapacak. Bunu ben tespit ediyorum. Şimdi durum bu iken, ben bütçenin ödenek üstü harcama yapmayacağına inanabilir miyim? İnanamam. Geldik 12’nci maddeye. Yani web sayfasına konulan 22 maddelik teklifin 12’nci maddesini diyorum. Orada diyor ki ‘genel bütçe ödeneklerinin yüzde 5’ine kadar özel tertip devlet iç borçları senedi ihraç edilebilir.’ Şimdi ben iddia ediyorum; bunlar bir torba yasa çıkarıp bu yüzde 5’i daha da yükseltecekler.” 

Memur-Sen: Açlık sınırı 3 bin 107, yoksulluk sınırı ise 8 bin 823 lira

Memur-Sen'in kasım ayı açlık-yoksulluk araştırmasına göre; yoksulluk sınırı bir ayda 228 lira, açlık sınırı ise 80 lira yükseldi. Memur-Sen, kasım ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 3 bin 107, yoksulluk sınırını ise 8 bin 823 lira olarak hesapladı. Kasımda en çok LPG, mazot ve uçak bileti fiyatı arttı. Fiyatı en çok yükselen gıda ürünü ise yüzde 24,81 ile patlıcan oldu.

MB Başkanı Kavcıoğlu: 16 Aralık’taki toplantıda faiz indirimi yapılmaması olasılığı arttı

Merkez Bankası (MB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, geçen hafta gerçekleştirilen yatırımcı toplantısında 16 Aralık'taki toplantıda faiz indirimi yapılmaması olasılığının arttığını söyledi.

Sürücülerden akaryakıta gelen zamlara tepki: Arabanın deposuna su mu katalım?

 Akaryakıta art arda yapılan zamlara tepki gösteren araç sürücüleri, “Dolar yükseldikçe fakirleşiyoruz” dedi. 

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.