Kuraklıktan etkilenen çiftçinin gözü bayramdan sonra gelecek habere çevrildi

Diyarbakır ve bölge illeri son yılların en tehlikeli kuraklığına şahitlik ediyor. İklim değişikliği, varlığını tarlalardaki sahte hasat görüntüleri üzerinden net bir şekilde hissettiriyor. Bölgenin ‘acil afet alanı’ olarak ilan edilmesi gerektiğini söyleyen çiftçiler, taleplerine kulak verilmemesi durumunda bir sonraki dönemde tohumların tarlalar ile buluşamayacağına söylüyor.

Kuraklıktan etkilenen çiftçinin gözü bayramdan sonra gelecek habere çevrildi
11 Mayıs 2021
01:33

Arif BULUT/ ÖZEL HABER Türkiye’de susuz tarım en fazla Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerinde yapılıyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği, geçtiğimiz hafta yayımladığı risk raporunda 22 ilde tarımsal kuraklığın yaşandığını belirtti. Diyarbakır ve bölge illerinde bulunan çiftçiler ise yetkililere çağrıda bulunuyor.

Konuştuğumuzu Diyarbakır Merkez Yenişehir İlçesi Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu da çiftçilerin çağrılarına kulak verilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bir sonraki Ekim ve Kasım ayında çiftçilerin tekrardan bu tarlaları ekebilmeleri için devletin acil şekilde destek vermesi lazım ve bölgemiz afet alanı olarak ilan edilmesi gerekiyor. Pandeminin üzerine kuraklık da eklenince çiftçi ve üreticilerin bizlere yani temsilcilere dile getirdiği ve talepte bulundukları noktaları bizlerde kamuoyuna sunuyoruz. Gün birlik olma ve çiftçi ile üreticiye sahip çıkma günüdür” ifadelerini kullandı.

Nisan ayı yağışları son 50 yılın en düşük seviyesini gördü

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yağışlara ilişkin bölgesel verileri ise kuraklığın boyutunu resmi olarak doğruluyor. Veriler, kuru tarımın yapıldığı alanlardaki ekinlerin suya olan hasretini geçen yıla göre şöyle ispatlıyor:  “Bölgenin 2021 Kış mevsimi yağışı 179.0 mm, normali 242.6 mm ve geçen yıl kış mevsimi yağışı 304.8 mm’dir. Yağışlarda mevsim normaline göre %26.2 ve geçen yıl mevsim yağışlarına göre %41.3 azalma gerçekleşti.
Bölgenin nisan ayı yağışı 7.1 mm, normali 60.2 mm ve 2020 yılı nisan ayı yağışı 72.7 mm'dir. Yağışlarda normaline göre %88, 2020 yılı nisan ayı yağışlarına göre %90 azalma gerçekleşti. Bölge geneli nisan ayı yağışları son 50 yılın en düşük seviyesindedir.”

Yenişehir İlçesi Dokuzçeltik Köyünde kurumuş bir buğday tarlasını örnek olarak gösteren İskenderoğlu, “Bu yıl bölgemize ilimize ve ilçemize yeteri derce yağmur yağmamasından dolayı tarlalar kurudu.  Yaklaşık 45 gün gibi bir süre sonra bu tarlalardaki ürünün hasadına başlanılması gerekiyor. Ancak şimdiden bu tarla hasat görüntüsü veriyor. Tablo kuraklığın geldiği boyutu gösteriyor” diyor.

“Yıllık buğday rekoltesinde yaklaşık 800 bin ton düşüş yaşanabilir”

Kentin yıllık buğday rekoltesinin yaklaşık 1 milyon bin 200 ton civarında olduğu bilgisini paylaşan İskenderoğlu, pandemiyle birlikte bu oranın en fazla 400 bin ton civarında olabileceğine dikkat çekerek, kuzey ilçelerin daha iyi olma koşulu göz önünden bulundurulduğunda yüzde 60’a yakın düşüş beklediklerini söyledi.

“Kuraklıktan 6 ilçe yüzde 100 etkilendi”

Total olarak kuru tarımın yapıldığı kentteki tarım alanlarında yaklaşık yüzde 65’lik bir zararın oluştuğuna kanaat getirdiklerini bildiren İskenderoğlu, 6 ilçenin kuraklık tablosundaki tahribatın yüzde 85 bandında olduğunu, diğer ilçelerde ise bu oranın yüzde 65 bandında seyrettiğini aktardı. İskenderoğlu şöyle devam etti, “Diyarbakır’ın kuzey ilçelerinin durumu diğer kesimlere oranla daha iyi. Örneğin; Yenişehir, Kayapınar, Bağlar, Sur, Bismil ve Çınar. Bunlar kuraklıktan en fazla etkilenen ilçelerimiz. Direkt olarak yüzde 100 kuraklıktan etkilendi bu 6 İlçemiz. Diyarbakır’ın kırsal yani kuzey ilçeleri ise kuraklıktan etkilenme oranı bizden daha iyi.

Kuru tarımın yapıldığı alanlarda biz çiftçiler olarak perişan olduk ve bittik. Günde 100-150 kişi bu oruç ayında arıyor ‘ne yapacağız ne yapıyorsunuz taleplerimiz dile getirdiniz mi ilgili bakanlıklara?’ diye soruyorlar. Biz de sizin aracılığınız ile buradan gün be gün çiftçilerin taleplerini dile getiriyoruz. Çiftçi ve üreticinin gözü Cumhurbaşkanı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nda.”

Kuraklığın olduğu yerler ‘acil afet alanı’ ilan edilirse çiftçilerin talepleri karşılanmış olacak

Geçmiş yıllara kıyasla çiftçilerin böylesi talepleri ve kaygılarının olmadığını hatırlatan İskenderoğlu, ağırlaşan bu tablonun daha da ağır olmaması için 'afet alanı' kapsamında yetkililer tarafından karşılanması gereken talepleri şöyle sıralıyor:

     “1. Dekar başına (dönüm başına) 350 ile 400 lira nakdi destek yapılmalı

  1. Tüm bankalardaki çiftçi ve üreticilerin borçları 3 ile 5 yıl arası faizsiz ve hasat dönemine denk gelecek şekilde taksitlendirilmeli,
  2. Tarım kredi kooperatiflerine ve özel bankalara olan borçlarının faizleri devlet tarafından ödenmeli ve yine anaparanın 3 ile 5 yıl arası hasat dönemine denk gelecek şekilde taksitlendirilmeli:
  3. Sadece bu yıla özel sulama giderlerinin yüzde 50’sinin devlet tarafından karşılanmalı. Diğer taraftan çiftçilerin BAĞ-KUR pirimleri bir yıl boyunca devlet tarafından karşılanmalı.
  4. Çiftçilerin 2022 Şubat ve Mart ayında alacağı mazot ve gübrenin şimdiden çitçilere tahsil edilmeli.
  5. 2021 yılının Ekim ve Kasım aylarında ödenmesi planlanan mevcut sertifikalı tohum paraları şimdi ödenmeli.”

Bayramdan sonra gözler Cumhurbaşkanı’nda olacak

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar tarafından kuraklığa ilişkin raporların Tarım Bakanlığı’na sunulduğunu hatırlatan İskenderoğlu, sulu tarlaları için bir taleplerin olmadıklarını belirterek, “Sulak tarlalarımız için değil kurumuş olan tarlalarımız için talebimiz var. Bizler de eski tarım bakanı Sayın Mehdi Eker’e sorunlarımızı bildirdik. Onlar da detaylı ve kapsamlı bir şekilde çalışma yapıyor. Sanırım bayramdan sonra çiftçilerin tarlalarında kurumuş olan ekinlerinin hasarı yani zarar tespiti yapılacak ve ondandan sonra da gözümüz kulağımız Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım Bakanımız Sayın Bekir Pakdemirli’de olacak. Çiftçi ve üreticiler olarak müjde bekliyoruz” dedi.  

Tam kapanma döneminde devletin bazı sektörlere kısmi de olsa destekte bulunduğunu sözlerine ekleyen İskenderoğlu, çiftçilerin bu dönemdeki destekten faydalanmadığını ve faydalanma talebinin de bir hak olduğunu söyledi.

Bölgede afet durumu yaşanıyor

Bölgede afet durumun yaşandığını belirten uzmanlar, ekilen ürünlerin başak vermeden kuruduğunu ve kuraklık nedeniyle binlerce çiftçinin hasat yapamayacak durumda olduğunu söylüyor. Tarlalarda arpa, buğday ve mercimek gibi ürünleri yetiştiriliyor. Tarım açısından en geniş alana sahip olan illerden Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin’de yaklaşık 8 milyon dönüm alanın kuraklıktan etkilendiği aktarılıyor. Bu orana diğer illerdeki tarım alanları eklendiğinde tablonun ciddiyeti dikkat çekici duruma bürünüyor.

Yeneroğlu: Halimizi tarif eden bir fark!

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Kemal Kurkut'un vurulma anını fotoğraflayarak soruşturmanın seyrini değiştiren gazeteci Abdurrahman Gök'ün "örgüte üye olmak" ve "örgüt propagandası yapmak" suçlarından 20 yıl hapis istemiyle yargılanmasını tepki gösterdi.

‘Kadının öncü rolü engellenmek isteniyor’

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, partilerine açılan kapatma davasının amaçlarından birinin kadının öncü rolünü engellemek olduğunu söyledi.

Diyarbakır'a çıkarma yapan CHP heyeti: Kürt meselesini çözme iddiasındayız

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) “Ekonomi ve Esnaf Masası”ndan oluşan heyeti, temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a geldi.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.