'Ölümün sıradanlaştığı, olağan hale geldiği şehirler istemiyoruz!'

DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanlığı, 8 Kasım Dünya Şehircilik Günü nedeniyle ‘Şehrimi Seviyorum ve Şehrimin Sokaklarında Ölümlere Yol Açan Zırhlı Araçların Gezinmesini İstemiyorum” başlığıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Ölümün sıradanlaştığı, olağan hale geldiği şehirler istemiyoruz!” denildi.

'Ölümün sıradanlaştığı, olağan hale geldiği şehirler istemiyoruz!'
08 Kasım 2021
14:01

(HABER MERKEZİ) DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanlığı, her yıl 8 Kasım’da kutlanan ‘Dünya Şehircilik Günü’ nedeniyle yaptığı basın açıklamasında, İHD Diyarbakır Şubesi’nin hazırladığı rapordan şu veri, “2008-2021 yılları arasında 20’si çocuk 42 kişinin yaşamını yitirdiğini, 21 çocuk 90 kişinin de yaralandı” alıntılayarak, “Şahin Öner'in dosyasından, Efe Tektekin, Mihraç Miroğlu, Furkan ve Muhammed Yıldırım kardeşlerin dosyasına kadar varan yargılama pratikleri toplumsal vicdanda derin yaralar açmış” değerlendirmesinde bulundu. 

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“8 Kasım Dünya Şehircilik günü sembolik bir anlam taşıyan, yaşanabilir bir toplum yaratmak için şehirciliğin önemini anımsatan ve öne çıkarmaya yardım eden bir gündür.

“Kentte ve bölgede var olan en önemli sorun: Zırhlı araçların neden olduğu ölümlerdir”

Şehirleşmenin iklim üzerindeki etkilerinden hava kirliliğine, çarpık yapılaşmadan kentsel dönüşüme, şehirlerin insanlar üzerindeki ekolojik, ekonomik ve sosyal etkilerinden yoğun nüfus ve göç hareketlerine, trafik sorunundan şehirde yaşamanın artık bir lüks olduğuna kadar uzunca bir tartışma alanı önümüzde durmaktadır. Ancak bu yıl, Dünya Şehircilik gününde, şehrimizde ve bölgemizde var olan önemli bir soruna dikkat çekmek istiyoruz. O da zırhlı araçların neden olduğu ölüm ve yaralama olaylarıdır…

Bölgemizde uzun zamandır süregelen çatışmalı ortam, şehirlerimizin yıkımına ve toplumsal tahribata yol açmış bunun sonucunda birçok sorunun gün yüzüne çıkmasına sebebiyet vermiştir. Hak ihlalleri de bu sorun alanlarının en hayati olanlarındandır. Bu ihlallerden biri de şehirleşme gününde üzerinde hassasiyetle durulması gereken ve ''güvenlik nedenleri'' gerekçe gösterilerek zırhlı araçların bilinçsiz kullanımı sonucu insan ölümlerinin ve yaralanmalarının meydana geldiği yaşam hakkı ihlalleridir. Güvenlik nedenleri gerekçe gösterilerek, yaşam hakkının ihlal edilmesi, bu ihlallerin önüne geçmek için gerekli tedbirlerin alınmaması yaşananların güvenlik gerekçesinden daha fazlasına karşılık geldiğinin en önemli göstergelerinden biri olarak görülebilinir.

“Çocukların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ihlal ediliyor”

Zırhlı araçlar, şehir içi kullanıma uygun olmayan araçlardır. Böylesi araçların normal bir süreçte şehir içinde caddelerde hatta ara sokaklarda bulunuyor olması şehir hayatını ve şehirde yaşayan insanların gündelik yaşayışlarını görmezden gelen bir uygulama olarak tezahür etmekte ve öyle kabul edilmektedir. İHD Diyarbakır Şubesi hazırladığı raporunda, 2008-2021 yılları arasında 20’si çocuk 42 kişinin yaşamını yitirdiğini, 21 çocuk 90 kişinin de yaralandığını açıkladı. Olaylardaki ölüm ve yaralanmalardan en çok etkilenen gruplardan biri çocuklardır. Yasalarda düzenlemeler yapılarak çocukların üstün yararının korunması ilkesini göz önüne aldığını iddia edenler, zırhlı araçlar sonucu ölen çocukları ne yazık ki gözardı etmektedirler. Çocukların sağlıklı bir çevrede yaşama, oyun ve yaşam hakları bu ve benzeri güvenlik enstrümanları ile açıkça ihlal edilmektedir.

“Yaşamını yitiren kişiler suçlu gösteriliyor”

Faillerin arkasındaki kamu gücü ve uygulanan cezasızlık politikaları failleri cesaretlendirmekte, bunun sonucunda toplumun hukuka olan inançları ciddi şekilde zedelenmektedir. Ancak bu olaylar sonucu ortaya çıkan yargılama pratikleri ne yazık ki kabul edilebilir değildir. Yaşamını yitiren kişilerin suçlu gösterilmeye çalışılması, faillerin adeta bile isteye korunması yargılamanın adil bir şekilde yapılmadığına dair izah muhtaç soruların cevapsız kalmasına sebebiyet vermektedir. Şahin Öner dosyasından Efe Tektekin dosyasına, Mihraç Miroğlu dosyasından Furkan ve Muhammed Yıldırım kardeşlerin dosyasına kadar varan yargılama pratikleri toplumsal vicdanda derin yaralar açmış, ülkede hukuk güvenliğinin olmadığına dair derin kuşkular bırakmıştır zihinlerde.

Biz de geleceğimize sırtımızı vererek sesleniyoruz: Ölümün sıradanlaştığı, olağan hale geldiği şehirler istemiyoruz!”

Silvan Belediye Eşbaşkanı Toprak'ın hakkında daha önce açılan ve takipsizlikle sonuçlanan soruşturmalar yeniden iddianameye döndü

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, yerine kayyım atanan Silvan Belediye Eşbaşkanı Naşide Toprak hakkında daha önce açılan iki ayrı soruşturmadaki takipsizlik kararının kaldırılarak iddianame hazırlanmasını talep etti.

Endonezya'daki yanardağ patlamasında can kaybı 34'e yükseldi

Endonezya'da Semeru Yanardağı’nda cumartesi günü meydana gelen patlamada bilanço artıyor. Paylaşılan son verilere göre, patlama nedeniyle can kaybı 34'e yükseld.

MEB'den illere ana sınıfı genelgesi: Köylerde 5 çocuk için ana sınıfı açılabilecek

Milli Eğitim Bakanlığı, köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ana sınıfı açılmasına ilişkin yeni bir düzenleme yaptı. Düzenlemeye göre, köy ve benzeri yerleşim yerlerinde ana sınıfı açılabilmesi için gerekli olan öğrenci sayısı 10’dan 5’e düşürüldü.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.