'Paris İklim Anlaşması TBMM'den geçmezse sanayici, üretici ve ihracatçı rekabet edemez hale gelecek'

Türkiye’nin bir an önce Paris İklim Anlaşması’nı, TBMM’den geçirerek kendine özgü bir yeşil mutabakat oluşturmasının bir zorunluluk olduğunu savunan CHP’nin Enerji Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, “Bu bize yakışmıyor. Bizim vizyonumuz da geleceğimiz de çok daha yukarılarda olmalı” dedi.

'Paris İklim Anlaşması TBMM'den geçmezse sanayici, üretici ve ihracatçı rekabet edemez hale gelecek'
23 Nisan 2021
11:11

Paris Anlaşması, 2015 yılında, Fransa’nın başkenti Paris’te, Kyoto Protokolü’nün sona erdiği 2020’den sonra geçerli olacak şekilde kabul edildi. Türkiye, anlaşmayı 2016 yılında imzaladı. Ancak, Türkiye anlaşmaya; Meclis’te onaylamadığı için taraf olmadı. Türkiye, anlaşmayı imzalayan, ancak onaylamayan 6 ülkeden biri. Diğer 5 ülke ise İran, Irak, Yemen, Eritre ve Libya.

Türkiye’nin ekonomik büyüme, nüfus artışı gibi nedenlerle mutlak emisyon azaltımı yapmasının imkânsız olduğunu, bu nedenle anlaşmanın onaylanmadığını savunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye’nin desteklere erişebilmek için benzer ülkelerle aynı şekilde muamele görmesi gerektiğini öne sürüyor. Çünkü anlaşmaya göre ülkeler gelişmişlik düzeyine göre yaptırımlara muhatap oluyor.

Türkiye’de sera gazı salınımı, TÜİK'in bu yıl yayımlanan 2019 verilerine göre, kişi başına yaklaşık 6 ton. Bu rakam dünyanın yıllık salınımının yaklaşık olarak yüzde 1'ine denk geliyor. Türkiye’de sera gazı salınımının yüzde 72 ile en büyük sorumlusu enerji sektörü. Bu sektör içinde de en büyük yoğunluk kömür temelli termik santrallerde. 

Türkiye’nin bir an önce Paris İklim Anlaşması’nı, TBMM’den geçirerek kendine özgü bir yeşil mutabakat oluşturmasının bir zorunluluk olduğunu savunan CHP’nin Enerji Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, “Bu bize yakışmıyor. Bizim vizyonumuz da geleceğimiz de çok daha yukarılarda olmalı. Artık dünyada yeni iklim stratejileri, yeşil dönüşüm konuşuluyor. Yeşil mutabakat demek çocuklarımıza bırakacağımız yaşanabilir bir çevre, bir Türkiye demek.” diyor. 

Paris İklim Anlaşması’nı onaylamamanın Türkiye’ye her yıl 2 milyar TL’ye mal olacağını savunan Akın, “Bu maliyetten dolayı sanayicimiz, üreticimiz ve ihracatçımız rekabet edemez. Biz üretimimizin yüzde 60’ını AB’ye yapıyoruz. AB diyecek ki, ‘Ben bu şartları sağlamazsan senden ürün almam, alırsam karbon vergisini ödersin’ diyecek. Sadece Avrupa’ya değil dünya ülkelerinin neredeyse tamamı bu konuda çalışma yapıyor. Bütün ülkeler bizi İran, Irak, Libya, Yemen ile aynı kategoride görüp bu seviyede bizle ticaret yapacak” sözleriyle anlaşmanın dışında kalmanın ekonomik risklerine işaret ediyor.

Türkiye’nin enerji politikalarında planlama ve denetim olmadığının altını çizen Akın yenilenebilir enerji kaynaklarının dahi uygun şekilde kullanılamadığını şöyle dile getiriyor: 

“Jeotermal enerji yenilenebilir enerjidir. Kendi içinde dönen bir sistemdir. Devlet tarafından açık, net ve cezai şartların yüksek olduğu şekilde yapılması halinde bu enerjiyi kullanmak zaten doğru. Siz ben verdim ne yaparsanız yapın; çevreyi düşünmeyin, halkı düşünmeyin, parayı düşünün. Enerjiyi alın, harcamamak için bu enerjinin bir kısmını sokağa, tarlaya verin orayı çürütün derseniz, işte milleti böyle isyan ettirirsiniz.

Rüzgârda da aynı şey geçerli. Her yere koyulacak diye bir şey yok. Özellikle tarım arazileri üzerinde kurulmamalı. Türkiye’de marjinal araziler o kadar çok ki… Yerleşim yerlerine uzak taş toprak arazilere rahatlıkla kurulup Türkiye’nin enerji ihtiyacının çok büyük bir kısmı karşılanabilir.

83 milyonu müşteri olarak gören bir anlayış var. Bu kooperatiflerle enerji fiyatları düşecekti, sanayi bölgeleri, ticarethaneler veya evler kendi elektriğini kendi üretecekti bunu engellediler. İstediler ki enerji lobileri hâkim olsun. Biz projemizden geri dönmedik, mücadele ediyoruz ve bunu başaracağız."

Erdoğan: 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımızın haklılığına hep birlikte şahitlik ettik

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırısına dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Geldiğimiz noktada durum ürkütücü bir hal almış" dedi.

DTSO Başkanı Mehmet Kaya: İnşaat sektörü desteklenmelidir

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, inşaat malzemelerindeki fiyat artışının durdurulması talebinde bulunarak sektörün desteklenmesini istedi.

DİSK-AR: İşsizlik Sigortası Fonu amacına uygun kullanılmadı

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) Nisan 2021 dönemine ait yayınladığı İşsizlik Sigortası Fonu Bülteni’ne dair değerlendirme yazısı yayınladı.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.