Sait Faik Öykü Ödülü Açıklandı

Ölümünden bu yana ve bu yıl 67. kez verilen “Sait Faik Hikâye Ödülü”nün jüri tarafından on kitaplık kısa liste üzerinden 2021 yılı kazananı; Doğan Kitaptan çıkan Şermin Yaşar’ın “Deli Tarla”sı oldu.

Sait Faik Öykü Ödülü Açıklandı
11 Mayıs 2021
12:46

Her yıl yazarın ölüm yıl dönümü olan 11 Mayıs’ta verilen Hikâye Armağanı, 2012'den bu yana Darüşşafaka Cemiyeti ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları işbirliğiyle düzenleniyor. Hikâye Armağanı’nın jürisinde Doğan Hızlan (Jüri Başkanı), Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Prof. Dr. Jale Parla, Metin Celal, Prof. Dr. Murat Gülsoy ve Beşir Özmen yer alıyor.

Nisan başında ön jürinin yarışmaya başvuran 89 kitap arasından 10 kitaplık kısa bir liste oluşmuştu.

1)Ayşe Ünüvar (Hikayemin İncindiği Yerdeyim – Metamorfoz Yayıncılık)

2)Ayşegül Devecioğlu (Arkası Mutlaka Gelir – Metis Yayınları)

3)Emirhan Burak Aydın (Her Kabilenin Bir Endişesi – Everest Yayınları)

4)Esra Erdoğan (Kocamın Adı Ağzımın Tadı – Yapı Kredi Yayınları)

5)Eyüp Aygün Tayşir (Sabitalem Mahallesi – İletişim Yayınları)

6)Figen Şakacı (Kesekli Tarla – İletişim Yayınları)

7)Neslihan Önderoğlu (Yakınlık Korkusu – Can Yayınları)

8)Nihan Eren (Hayal Otel – Yapı Kredi Yayınları)

9)Onur Akyıl (Açık Dövüş – Alakarga Yayınları)

10)Şermin Yaşar (Deli Tarla – Doğan Kitap Yayınları)

Ölümünden bu yana ve bu yıl 67. kez verilen “Sait Faik Hikâye Ödülü”nün jüri tarafından on kitaplık kısa liste üzerinden 2021 yılı kazananı; Doğan Kitapta çıkan Şermin Yaşar’ın “Deli Tarla”sı oldu.

1982 Berlin doğumlu Şermin Yaşar yetişkinler için de kitapları olmakla birlikte daha çok çocuk kitapları yazarı olarak biliniyor. 

 

Sait Faik

Hikâye deyince ilk akla gelenlerden Sait Faik Abasıyanık'ın vefatının üzerinden 67 yıl geçti. Mehmet Faik Bey ile Makbule Hanım'ın oğlu olarak 23 Kasım 1906'da Sakarya'da doğdu.

Sait Faik’in “Uçurtmalar" hikayesi, 9 Aralık 1929'da Milliyet gazetesinin sanat sayfasında yayınlandı.

Liseden sonra Edebiyat Fakültesinin Türkoloji (Darülfünun) Bölümü'ne kaydını yaptıran Abasıyanık, Türkoloji'yi güzel yazı yazmanın inceliklerini öğreten bir edebiyat okulu sanmıştı. Fakat bölümünü daha çok dil ve edebiyat sahasında bilimsel incelemelerle ilgili olduğunu görünce farklı arayışlara girdi.

1931'de babasının isteğiyle İsviçre'nin Lozan şehrine ekonomi eğitimi almaya gitti. Daha Fransa'ya geçerek Grenoble Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde eğitimine devam eden yazar, 1934'te okulu yarıda bırakarak İstanbul'a döndü.

Babasının tavsiyesiyle ticaret yapmayı deneyen ama başarılı olamayan Abasıyanık, kısa bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Okulunda Türkçe dersleri verdi.

Sait Faik’in 1934-1940 arasında "Varlık", "Ağaç", "Servet-i Fünun", "Uyanış", "Ses", "Yeni Ses", "Yaprak", "Yenilik" gibi dönemin dergilerinde öyküleri peşpeşe yayınlandı.

Yazarın ilk kitabı “Semaver", babasının basım masrafını karşılaması ile Remzi Kitabevi tarafından okuyucuyla buluşturuldu.

Bakın Sait Faik "Haritada Bir Nokta" öyküsünde yazma serüveni mevzuunu nasıl anlatıyor:

"Söz vermiştim kendi kendime. Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada, namuslu insanların arasında, sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye. Kalem, kağıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkarttım. Kalemi yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."

Abasıyanık'ın babası 1938'de hayatını kaybetti. Bunun üzerine kışları Şişli'deki evde, yazları ise Burgazada'da annesiyle birlikte yaşamaya başlayan edebiyatçının "Sarnıç" kitabı 1939'da, "Şahmerdan" kitabı 1940'ta Çığır Kitabevi tarafından yayımlandı.

Hikaye ve yazıları "Milliyet", "Kurun", "Vakit" gazeteleri ile "Varlık", "Ağaç", "Büyük Doğu", "Yücel", "Yeni Mecmua", "Servet-i Fünun", "İnkılapçı Gençlik", "Yürüyüş" ve "Yedigün" dergilerinde yer buldu.

Düzensiz hayatı ve alkol düşkünlüğü yüzünden rahatsızlanan Abasıyanık'a, 1948'de siroz teşhisi konuldu ve 1951'de tedavi için Paris'e gitti.

Sait Faik, 1953 yılında ABD'de uluslararası “Mark Twain Derneği” onur üyeliğine seçildi.

Yaşar Kemal, kendisi ile söyleşide şunları anlatıyor:

"Akşamüstleri Tünel'den Taksim'e doğru sol kaldırımdan yürürseniz, gözünüze dalgın, siyah gözlüklü, yüzü kederli ama müthiş kederli-yüzündeki keder besbellidir, elle tutulacak gibi, yüzde donup kalmıştır-, pantolonu ütüsüz, ağarmış saçları kabarmış bir adam çarpar. Bu adamın, bu Beyoğlu kalabalığı içinde bir hali vardır ki (daha doğrusu her hali) size bu koskocaman şehirde yalnız, yapayalnız olduğunu söyler. Bu neden böyledir? Orasını kimse de bilmez. Bazı adam vardır, insan yüzünde sırf hınç, kin okur. Bazısında gurur, bazısında neşe, bazısında bayağılık, aşağılık… Bu adamın üstünden başından da yalnızlık akar. Bir de bu adama, Kadıköy iskelesinin kanepelerinden birine oturmuş, heybeli köylüleri, çıplak ayaklı serseri çocukları, hanımefendileri seyrederken rastlarsınız. Bu adam hikayeci Sait Faik'tir."

Usta yazar, 5 Mayıs 1954'te bir kriz geçirerek hastaneye kaldırılır. Yemek borusu kanamasıyla başlayan ve kan kaybı nedeniyle komaya giren usta yazar, 11 Mayıs 1954'te hayatını kaybeder. Abasıyanık, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilir.

Annesi, oğlunun vefatından sonra, 8 Kasım 1954'te oğlunun vasiyeti üzerine mal varlıklarının çoğunu ve yazarın eserlerinin telif haklarını, “Sait Faik Abasıyanık Müzesi” yapılması koşuluyla Burgazada'daki köşkün, Darüşşafaka Cemiyeti'ne bırakılmasını istedi. Makbule hanım ayrıca oğlunun adına her yıl bir hikaye armağanı verilmesini de şart koşar.

 

Hayali gerçekleşemedi ama dengbêjliğiyle Kürt tarihine ışık tutuyor

Çocukluk hayali olan Erîvan Radyosu'nda klam söylemeyi gerçekleştiremeyen dengbêj Mistefa, inşaatta, köy odalarında ve sokakta seslendirdiği klamlarla Kürt kültür ve tarihine ışık tutuyor.

Evini atölye olarak kullanan ressam, 48 yıldır Türkiye’nin demokrasisizliğini resmediyor

Türkiye’nin “Demokrasisizlik” tarihini çizdiğini söyleyen ressam Ramazan Soğukpınar, Roboski, Şengal, Halepçe ve Ankara Gar katliamları gibi birçok olayı resmetti. 

CHP'li Erol tepkiler üzerine Ana Fatma'daki tableti kaldırdı

Ana Fatma Ziyareti’ne isminin yazılı olduğu tableti asan CHP’li Gürsel Erol, gelen tepkiler üzerine mermer tableti kaldırmak zorunda kaldı. 

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.