SES, aşılama oranının en düşük olduğu Urfa için çağrıda bulundu

Aşılama oranının en düşük olduğu Urfa’da eşitsizliğin ortadan kaldırılması gerektiğinin söyleyen SES Şubesi Eşbaşkanı Salih Karataş, halkın tereddüt etmeden aşı olması gerektiği çağrısı yaptı.

SES, aşılama oranının en düşük olduğu Urfa için çağrıda bulundu
04 Ağustos 2021
09:28

Sağlık Bakanlığı'nın 2 Ağustos’ta yayınladığı verilere göre; Muğla yüzde 88,1 ile aşılamanın en çok olduğu, Urfa ise yüzde 39,9 ile aşılamanın en az olduğu kent oldu. Aşılamanın en fazla olduğu kentler sıralamasında Muğla’yı Çanakkale, Kırklareli, Edirne, Balıkesir ve Amasya gibi iller takip ederken, aşılamanın en az olduğu Urfa’yı ise Mardin, Bitlis, Muş, Diyarbakır, Siirt ve Batman takip ediyor. Bölge kentlerinde demokratik kitle örgütleri öncülüğünde yapılan aşı kampanyalarına rağmen henüz istenilen düzeyde bir iyileşme sağlanmadı.

Bölge kentlerinin aşılama oranının düşük seviyelerde seyretmesinin nedenlerini değerlendiren Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (SES) Urfa Şube Eşbaşkanı Salih Karataş, geçmiş dönemlerde yapılan yanlış aşılamalar nedeniyle bölge insanlarında güvensizlik olduğunu söyledi.

Salgının Türkiye’de görüldüğü 11 Mart 2020 tarihinden önce de sağlık hizmetlerinin sunumu noktasında kentte ciddi sorunlar yaşandığına dikkat çeken Karataş, “Süreci salgının başladığı 1 buçuk indirgemek bizi doğru hedefe götürmeyecek. Urfa ve bölge illerinde geçmişte yapılan pratiklerin, bugün devlete olan güvensizliği ortaya çıkardı. Yurttaşların devlete güvensizliğinin yanında, devlette de bölge illerini unutma ve yeterli sağlık donanımı, ekipmanla halkı bilinçlendirme eksikliği var” ifadelerini kullandı.

Halkın geçmişte yapılan bilinçli veya yanlış aşılamaları unutmadığını dile getiren Karataş, halkın devlete güven duymamasını şu örnekle açıkladı: “1990’lı yıllarda bölge illerinde yapılan aşılamalar yüzünden insanlar Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) hastalığına yakalandı ve hala onun travmasını yaşıyor. Çocukları bayat aşı ve eksik dozla zehirlediler. Buna bağlı olarak aşılama oranı düşük desek yerinde bir tespit olmayacak, bu sadece bir nedeni.” 

Aşılama oranının düşük olmasındaki bir diğer etkenin anadilde sağlık hizmetinin sunulmamasının olduğunun altını çizen Karataş, “Biz sendika olarak yıllardır hem eğitim hem de sağlık hizmetinin anadilde verilmesi noktasında mücadele veriyoruz ama devlet kulaklarını kapatmış bir şekilde bölge illerinde yaşayan yurttaşları ikinci sınıf olarak görmeye devam ediyor. ‘Doğru teşhis hayat kurtarır’ deniliyor. Bizim koyduğumuz teşhisler sadece Kovid-19’a bağlı gelişen sorunlarla mücadele etmekten ibaret olmamalı. Bu sorunu konuşurken, Türkiye’de geçmişten bu yana süregelen politikaları konuşur ve çözersek sonuç alabiliriz” diye konuştu.

Bölgenin tüm kentlerinde olduğu gibi Urfa’da da sağlık hizmetinin sunumunda eksiklikler olduğunu kaydeden Karataş, iktidarın uzun yıllardır bu sorunları çözmekten uzak olduğunu belirtti. AKP Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba’nın 14 Haziran 2020 tarihinde Urfa’daki sağlık politikalarını eleştirmesinin ardından İl Sağlık Müdürü’nün değiştirildiğini anımsatan Karataş, yeni atanan İl Sağlık Müdürü’nün de sorunlara çözüm üretmediğini sözlerine ekledi. Sağlık alanında yapılan liyakatsiz atamalara dikkati çeken Karataş, “Bu liyakatsiz atamalar Kovid-19 ile mücadeleyi de yakından etkiliyor. Halkın sağlık hakkını önceleyen demokratik kurumlarla birlikte yapılan yanlışlara son verilmesi için birçok kez randevu talebinde bulunduk ancak her seferinde reddedildi. Bizimle bir görüş alışverişinde bulunmuyorlar. Bu kente hizmet etmek istiyorlarsa, kentte sağlık alanında birçok eksiklik var onları gidersinler. Sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını düzeltsinler. Bir müdürün değişmesiyle sağlıkta süregelen sorunlar bitmez. İktidar partisi milletvekilinin Haziran ayında dile getirdiği sorunlar hala devam ediyor, hatta iyileştirmekten öteye, liyakatsizlik hat safhada. Halkın sağlık hakkının iktidarın hırsına yenik düştüğünü, her geçen gün daha çok görüyoruz” şeklinde konuştu.

İktidarın salgını yönetemediğini dile getiren Karataş, aşı konusunda bilgilendirmenin yetersiz olduğunu söyledi. Yurttaşların çoğunlukla sanal medya üzerinden yayılan yanlış bilgilere maruz kaldığını ifade eden Karataş, devamında şunları söyledi: “Herkes yaşama hakkının kutsallığını göz önünde bulundurarak hareket etmeli. Aşı olmak için tereddütte kalmamalı. İlk aşılar sağlık emekçilerine yapıldı, aşıdan önce sağlık emekçilerinin ölme ya da yakalanma oranları çok yüksekti. Biz her gün arkadaşlarımızın ölüm haberlerini alıyorduk ama aşıdan sonra bu oranlar düştü. Sağlık Bakanı'nın açıkladığı aşının koruma oranının yüzde 95 olması doğrudur, bizim de sahada elde ettiğimiz bilgiler bu yöndedir. Bunu göz önüne alarak insanlar aşı olmalı.”

Urfa’da son dönemde artan vaka ve hasta sayılarına dikkat çeken Karataş, 15 günde hasta sayısının 65’ten 650’ye çıktığını söyledi. Hastaların yüzde 95’inin aşı olmayan kesimin oluşturduğu bilgisini paylaşan Karataş, “Biz hükümetin görevlerini yapmadığı için halkımızın ölüme terk edilmesini kabul edemeyiz. İktidarın 1 buçuk yıldır uygulandığı politikaları değerlendirdiğimiz zaman tedbir olarak aldığı kararlarda ekonomik kaygılar ile halkın can güvenliği ile oynadığını biliyoruz. Ülkenin ekonomik koşulları bahane edilerek halkın sağlığı öteleniyor. Evet, bir an önce gerekli önlemlerin alınması lazım ama ekonomik koşullar sıkıştığında bir serbestlik tanınmasını kabul etmiyoruz. Bölgeler arası eşitsizliği ortadan kaldıracak adımların atılması lazım” diye belirtti.

Halkı bilinçlendirme kampanyalarının yapılması gerektiğinin altını çizen Karataş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Talep ederlerse, Urfa’daki bütün demokratik kitle örgütleriyle birlikte çalışma yürütebiliriz. Bu konuda halkın güvenini kaybeden hükümete, halkın sağlığını öncelediğimiz için tüm desteği vermeye hazırız. Aksi takdirde bizi öteleyen, dışlayan, bizi sürece dahil etmeyen, liyakatsiz yöneticiler ile mücadeleyi sürdüren hükümet, oluşturduğu faşizm koşullarından kaynaklı sürecin altında kalacak. Sağlık emekçileri çok yoruldu. Biz iktidarın çalışan ameleleri değiliz, bu ülkenin sağlık emekçileriyiz.” 

Diyarbakır'da sağlıkçılar, 'İnsanca yaşamak, insanca çalışmak' için iş bıraktı

Amed Sağlık Platformu üyeleri, hastanelerde bir günlük iş bıraktı.

'Bir çocuğun maddi sebeplerden dolayı ölüm riskiyle karşı karşıya gelmesi kabul edilemez'

İstanbul'da Y.M.G.'ye doğumundan 1 ay sonra 'Kistik Fibrozis' tanısı konuldu. 3 yaşındaki çocuğun, Ivacaftor etken maddeli ilacı kullanmasının zorunlu ve hayati önem taşıdığı belirtildi. İlacın yurt dışından getirilmesi gerektiği ve tek dozunun yıllık maliyetinin 300 bin dolar olduğu öğrenilirken, aile SGK tarafından karşılanmasını talep etti.

SES: Bizleri yok gören düzenlemeyi biz de kabul etmiyoruz

SES Ankara Şubesi, düzenlemeye, “sağlıkçılar arasında ekonomik ayrımcılık yapıldığı” gerekçesiyle tepki gösterdi. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi önünde bir araya gelen sendika üyeleri, açıklama yaptı.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.