Süryanilerin 2 bin yıllık çöreği Matias’ın elinde lezzet buluyor

Süryaniler arasında bir sözleşme geleneğine dayanan ve son zamanlarda Mardin’de rağbet gören çöreğin hikayesini anlatan Matias Balcı, işini sevgiyle yaptığını söyledi.

Süryanilerin 2 bin yıllık çöreği Matias’ın elinde lezzet buluyor
17 Temmuz 2021
09:19

Mardin’de son yıllarda yeniden rağbet gören Süryani Çöreği, hemen hemen her köşe başında ulaşılabilen bir lezzet halini aldı. Süryanilerin 2 bin yıllık geleneğinin bir parçası olan çöreğin eşsiz lezzeti kente ilk gelenlerin tercihleri arasında yer alıyor. Aynı zamanda Süryanilerin birbirleri arasındaki ilişkilere dair kültürün de aktarcısı oluyor. Kent merkezde Süryani Çöreği yapan tek usta olan Matias Balcı, ailesinden devraldığı tarife yeni eklemeler yaparak, yeni tatlar elde ediyor.

1980’li yıllarda kimi nedenlerle ailesinin İstanbul’a göç etmek zorunda kaldığını ve 2009 yılında geri döndüklerini anlatan Balcı, kente Süryani Çöreği, kahvesi ve çayı gibi ürünlerin satışını gerçekleştirdiklerini ifade etti. Geçimlerini sağlarken, Süryani kültüründen bir parçayı da tanıttıklarını belirten Balcı, çöreğin hikayesini şöyle dile getirdi: “2 bin yıllık bir kültürümüz. Halka şeklinde yapılıyor. Şimdi onun adına kahke diyorlar. Sonrasında aldığı evre içinde hurma ezmesi var. Üstünde badem var. 32 çeşit baharat var. Tarihsel gelişimi daha önceye dayanıyor. İki aile arasında bir nişan, bir söz, bir evlilik olacağı zaman insanlar ekmek yapardı. Bu ekmeği kırarlardı, toplulukta kim varsa bu ekmeği yer, insanlar arasında bağ oluştururdu. Bir nevi söz şeklinde. Bu iş ilerledi, insanlar içine baharat kattı, biraz ağız tatlandırıcı ve şeker kattı. Hem neşemiz olsun, hem ağzımız tatlansın lafına geldiler. En sonunda tatlıya dönüştü. Onun adına da külünce dediler. Sonrasında yine evreler geçirdi, halka sade tatlı oldu. O da çörek. Yine insanlar kendinden bir şeyler kata kata hurmalı Süryani çöreğinde son buldu.

Süryani çöreğine çok fazla rağbet olduğuna dikkati çeken Balcı, insanların sadece tatmak için bile geldiğini söyledi. Kendisinin ekstra olarak tereyağı kullandığını kaydeden Balcı, yaptığı çöreğin tarifinin sadece annesinde olduğunu belirterek, kentte herkesin kendisine göre bir tarifle üretim yaptığını vurguladı. Bu işi sevgiyle yaptıklarını sözlerine ekleyen Balcı, Süryani olmalarından dolayı Mardin’de daha fazla sevildiklerini hissettiğini söyledi.

Balcı, “Dışarıdan gelen insanlar, ‘Süryani misiniz’ diye soruyorlar. Metropol şehirde hiç denk gelmemişler. Merak ediyorlar. Mesela benim adım Matias diye ‘İngilizce biliyor musunuz’ diye soruyorlar. Halbuki; ben Mardinliyim. 12 yıldır böyle bir rağbet var. Dolayısıyla inanıyoruz ki; insanlar buradaki toplumların farkına varacak. İzmir’den buraya kimin olduğunu bilerek gelecekler. Süryani’nin, Kürt veya Êzidîlerin nasıl bir toplum olduğunu bilerek gelecek. Burada görülmeye değer çok şey var. Önyargı ile buraya gelen çok insan tanıdım. Dışarıda çok yanlış anlatıldı. Burada çekilen diziler, filmler veya yapılan haberler sonucunda. Bu canımızı da yaktı. Ama şu anda inanıyoruz ki gelecek günler için çok daha güzel şeyler olacak” diye konuştu.

Evini atölye olarak kullanan ressam, 48 yıldır Türkiye’nin demokrasisizliğini resmediyor

Türkiye’nin “Demokrasisizlik” tarihini çizdiğini söyleyen ressam Ramazan Soğukpınar, Roboski, Şengal, Halepçe ve Ankara Gar katliamları gibi birçok olayı resmetti. 

CHP'li Erol tepkiler üzerine Ana Fatma'daki tableti kaldırdı

Ana Fatma Ziyareti’ne isminin yazılı olduğu tableti asan CHP’li Gürsel Erol, gelen tepkiler üzerine mermer tableti kaldırmak zorunda kaldı. 

DAM Başkanı Yeşilgöz: Dersim’in kutsal mekanları reklam amaçlı olarak kullanılıyor

CHP’li Gürsel Erol’un “peyzaj” çalışması adı altında Ana Fatma Ziyareti’nin doğal dokusunu bozduğunu belirten DAM Başkanı Selman Yeşilgöz, inanç merkezlerinin reklam aracı olarak kullanılacak yerler olmadığını söyledi.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.