Yeşil: Bu teklif yasalaşırsa memur olmanın tek kıstası iktidara sadakat olacak

TBMM’de Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu üzerine söz alan CHP’li Nihat Yeşil, “Siyasi kadrolaşma için fişlemenin önü açılıyor” dedi.

Yeşil: Bu teklif yasalaşırsa memur olmanın tek kıstası iktidara sadakat olacak
07 Nisan 2021
15:51

(HABER MERKEZİ) Geçen hafta Meclis Genel Kurulu'na görüşülmek üzerine getirilen ve muhalefetin oylarıyla reddedilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un Başkanlık Divanı'nı toplaması üzerine yeniden oylanarak Genel Kurul'da görüşülmesi kararlaştırıldı. Yeniden görüşülmesi için meclise getirilen teklif için mesai başladı.

Söz konusu düzenlemenin kamu görevlisi adayları arasında düşünce, inanç ve siyasal kanaat temelinde ayrımcılık yaratacağına, kamu yönetiminde hukuk ve liyakati ortadan kaldıracağına dikkat çeken CHP Ankara Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Nihat Yeşil, “Söz konusu kanun teklifi, Anayasa Mahkemesine aykırı olduğu için 2 sefer iptal edildi. Anayasa'ya bağlı kalsaydınız bugün bu teklifi Meclise getirmezdiniz” ifadelerini kullandı.

Kanunun 1’incı maddesi üzerine konuşan Yeşil, şunları söyledi:

 “İşçimiz, çiftçimiz, sanayicimiz, esnafımız, emekçimiz, sağlık personelimiz, öğretmenimiz mağdur durumdayken, gençlerimiz, üniversite mezunu yavrularımız işsiz durumdayken, ülkemizde şartlar her geçen gün daha da ağırlaşırken iktidar bildiğini okumaya devam ediyor.

Fişlemelere dayanarak ayrımcılığın önü açılacak

Bu kanun teklifi bildiğinizi okumaya devam ettiğinizin en açık göstergesidir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararında ortaya koyduğu gerekçeleri dikkate almadan aynı şeyleri yazıp Genel Kurula getiriyorsunuz. Bu teklif yasalaşırsa memur olmanın tek kıstası iktidara sadakat olacak, fişlemelere dayanarak ayrımcılığın önü açılacak, görevde aranılan nitelikler yerine "sakıncalı" diye kodladığınız bu ülkenin evlatları memur olma hakkından mahrum kalacak. Zaten yürürlükteki yasalarımız kritik mesleklerdeki personellerimizin alımı için arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılmasını düzenliyor ama siz kalkıyorsunuz, Değerlendirme Komisyonu kuruyorsunuz, istihbari bilgilere dayanarak memuriyete engel hâlleri keyfileştiriyorsunuz, ceza davalarında bile dikkate alınmayan fişlemelerle memur olmak isteyen milyonlarca gencimizin önünü siyasi hesaplarınız için kesiyorsunuz. O komisyonun hangi esaslarla çalışacağını dahi kanun teklifine koymuyorsunuz. Kanunla düzenlenmesi gereken bir konuyu yönetmelikle düzenlemeye kalkıyorsunuz.

Teklifin getiriliş amacı birbiriyle çelişiyor

‘FETÖ tehlikesi nedeniyle bu düzenlemeyi getirdik.’ diyorsunuz ama ne gariptir ki kardeşi general olup darbe yapanları büyükelçi yapıyorsunuz, kardeşi FETÖ'den beş yıldır tutuklu olan kişiyi bakan yapıyorsunuz. Bir ülkede adalet herkese eşit olarak dağıtılmalıdır. Birileri için yasak olan bir eylem, başkası için serbest bırakılıyorsa orada ne hukuk vardır ne de adalet vardır. Yürütme erkinde idare adına hareket eden kamu görevlisi keyfî davranıyorsa yargı bu keyfiyeti ortadan kaldırmakla sorumludur. Mahkemeler kim adına yargılama yapar? Millet adına yargılama yapar. Eğri oturup doğru konuşalım. Her geçen gün siyasi ortamı daha da geriyorsunuz. Her gününüz bir önceki günü aratıyor. Bunu bilinçli mi yapıyorsunuz, belli değil. Ancak yasa yapma iradesi bu kadar pervasızca ve keyfî olarak kullanılamaz. Tarihteki örneklere bakın, toplumun gerçekliklerinden kopmuş hiçbir iktidar hayatta kalamaz, hiçbir iktidar devamlılığını güçle, silahla, toplumu korkutup sindirerek devam ettiremez. Yarın bir gün bu düzenlemeyle, kamuya işe alımlarda bazı gençlerimizin mağduriyet yaşayacağını hepimiz biliyoruz ama amaç üzüm yemek değil, amaç bağcıyı dövmek. İşte, bunun adı keyfîliktir, bunun adı öngörülmezliktir, bunun adı kamu gücünün iktidarın keyfine göre işlem tesis etmesidir.

Liyakate verdiğiniz değer de ortadadır. Nasıl güvenelim size?

Bir ceza davasında dahi delil olarak kabul edilmeyen istihbari bilgiyi yurttaşın işe girme hakkının önüne koyup girişini engellemek hangi vicdanla, hangi akılla, hangi ahlakla bağdaşır? On dokuz yıllık devlet yönetimi karneniz ortadadır, liyakate verdiğiniz değer de ortadadır. Nasıl güvenelim size? Kişinin kendisini fişlediğiniz yetmezmiş gibi, akrabalarını da kapsam içine alıyorsunuz. Bunun adı çifte standarttır. Bu siyasi anlayışla yapılan düzenlemeden topluma hayır gelmez."

Türkiye Emekli Subaylar Derneği yönetimi görevden alındı

İçişleri Bakanlığı,103 amiral bildirisine ilişkin beyanları sebebiyle Türkiye Emekli Subaylar Derneği Genel Başkanı emekli Tuğgeneral Namık Kemal Çalışkan ve yönetim kurulu üyelerini görevden aldı.

Mardin'de ‘sahte avukat’ dolandırıcılığı

Mazıdağı'nda kendisini avukat olarak tanıtarak onlarca kişiyi dolandıran Abdurrahman B., fark edilmesinin ardından tutuklandı. 

Hekimlerden çağrı: Salgını fırsata çevirmek isteyen özel hastaneler kamulaştırılmalı

İstanbul Tabip Odası, özel hastanelerde koronavirüs (Kovid-19) hastalarının gerek yoğun bakım sürecinde gerekse yataklı servislerde her türlü işlem, girişim, tetkik, tahlil için ücret talep edilmesine ilişkin şikayetlerin artması üzerine açıklama yaptı.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.