8 Mart - Camdan Kalp

07 Mart 2021
11:06

İstanbul’a birinci ya da ikinci gidişimdi. Tam hatırlamıyorum. Cevizli tren istasyonunda tren beklerken yanıma yaklaşan biri “sizden bir şey isteyebilir miyim?” diye sordu. Biraz şaşkın biraz tedirgin “ buyurun“ dedim. “Filmimizin bir sahnesini çekiyoruz. Bize çok kısa yardımcı olabilir misiniz? Tişörtünüzün rengi farklı, güzel olur” dedi. Giydiğim tişörtün rengi de sarı. Düşünüyorum da orda oturmamı isteyen kişi haklıymış, rengi gerçekten farklıymış.

Tamam demeye kalmadan, kameralara yakın bir mesafede tahta bir sandalyede otururken buldum kendimi. Yanı başımda bir kadın bir adama bir şeyler anlatıyor. Merak ediyorum. Hangi film? Kimler rol almış? Kısacık zaman diliminde aklımda birçok soru…

Filmde rol alan kadın ve erkek arasındaki konuşmaları duyuyor muyum, bilmiyorum. Ama çok heyecanlı olduğum kesin. Bu arada benimle birlikte aynı masada oturmasını istedikleri kişi ile sohbet etmemizi istediler. Ancak bu mümkün olmadı. Sanıyorum köyden kente yeni gelmiş iki kişinin yapabileceği bir şey değildi bu.

Çok sürmedi. Çekim tamamlandı. Merakımı yenmek için sordum: ”abi filmin adı ne?”  Önce sarı tişörtümle renk kattığım için teşekkür etti. Filmin adı “Camdan Kalp” dedi.

Gösterime gireceği tarihi heyecanla beklemeye başladım. Ankara’da öğrencilik yıllarımız ve sanata ilgimiz daha yüksek. Birde buna 90’lı yılların çalkantılı sosyo-politik gündemini eklersek… Başka bir yörüngedeyiz o zaman.

Filmin, sarı tişörtümle oturduğum 30 saniyelik kısmını izlemek için beklerken, toplumun kanayan yaralarına parmak basan bir film çıktı karşıma. Oldukça etkileyiciydi!

Büyük usta Genco Erkal ve Şerif Sezer mükemmel bir oyunculuk ortaya koymuşlardı. Kocasından şiddet gören bir kadını canlandıran Şerif Sezer ve bu kadının yaşadığı drama karşı koymak, ona yardım etmek isteyen biri… Genco Erkal…

Her ne kadar işleri yolunda gitmese de, idealist bir senarist. Popüler kültürün etkisine girmek istemeyen bir senaryo yazarı “Kirpi”(Genco Erkal). Köyünden biri ile evlenmiş, İstanbul’a gelmiş, Kirpi’nin evine temizlik işlerine gelen bir kadın “Kiraz”(Şerif Sezer).

Kiraz kocasından şiddet gören bir kadın. Kirpi her ne kadar senaryo yazarı olsa da, hayatın içindeki bu senaryoya da dahil oluyor ve macera böylelikle başlıyor. Kirpi, filmde bu senaryoya dahil olmanın bedelini canıyla ödüyor.

Filmin bir yerinde Kiraz ile Kirpi arasında bir konuşma geçiyor. Kiraz kocasından şiddet gördüğünü anlatırken “dövme ne fayda, öldürse daha iyiydi, benim kalbimi kırmış, kalp camdandır… Cam yapışır! Yapışmaz!” diyor.

Evet “Kalp camdandır… Kırıldı mı onarılmaz!”

Camdan Kalp, mutlaka izlenmesi gereken harika bir film. Ülkemizdeki kadınların sorunlarına o yıllarda çok etkili bir dokunuş yapıyor. Ancak yıllar geçse de kadınların sorunları ve uğradıkları zorbalık maalesef katlanarak devam ediyor.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken peş peşe gelen kadın cinayeti haberleri, kadına yönelik artan şiddet haberleri toplum olarak ne kadar geriye gittiğimizin en önemli göstergelerinden biri.

Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık ancak zihinsel bir devrim ile aşılabilir. Bu zihinsel devrimlerin gerçekleşmesi için daha çok “Genco Erkal”lere, daha çok “Şerif Sezer”lere ihtiyaç var.

Kalbin camdan olduğunu, kırılınca onarılamayacağını bilince çıkaran bir toplumda yaşamak dileği ile 8 Mart kutlu olsun…

 

 

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.