An’ı Yaşamak

14 Haziran 2021
21:27

Boşuna değildir o kadim kelam; “insanların hayatını belirleyen an’dır, mekânların ise devran!”

Aslında “an” ve “devran” geçirgen kavramlar. Hayatlara dair anlar vardır ki, koca bir devran kıymetindedir. Ama devran da vardır ki; katre-i an etmez. Gündelik hayatlarımız o denli iş, güç, hayat meşgalesi içinde geçiyor ki, zaman yeli misali. 

Ardımıza dönüp baktığımızda onca hayatın nasıl da çoğu kez an’ı yaşamadan keşke “şunu da” yapsaydım! Filanca hasreti de içimde komasaydım! Dediğimiz ne kadar çok ardımızda kalan özlemlerle duruyor, ardımız sıra seğirtiyor.

An’ın ahengini yaşamalı dediğim an’lardan birinde bir dostun sözü kendime getirdi beni. An’ı yaşadığımı(zı) düşündüğüm(üz) anda bile aslında an’ı yaşa(ya)mıyorduk! Çünkü içinde bulunduğumuz anlar bile sanki kendimize ait değildi, olamıyordu. 

“İş, güç” dediklerimiz, bir yerlerinden teğelleyerek tutunduklarımız, aslında an dediğimizi, zaman dediğimizi de, hayat dediğimizi de bir şekilde kuşatarak sarıp sarmalıyordu!

İnsan tekini, yakın bildiklerinden, dostlarından, arkadaşlarından, sevdiklerinden hatta kendinden; alıp götürüyordu ötelere, bir yerlere, en uzaklara...Çoğu kez farkında ol(a)muyorduk bu hâllerin!

Bazen bu kaba gerçeklikten sıyrılmanın yolu; doğru zamanda akılla, ustalıkla sarf edilen iki kelimeden geçiyormuş meğer: An’ı yaşa...

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.