Diyarbakır Suriçi'nde Brokoli Bahçesi

25 Şubat 2021
22:15

Diyarbakır’ın tarihi yerleşim yeri eski kenti çepeçevre kuşatan surların içindeki yaşam alanı. Dört yöne açılan dört kapısı ve 82 Burcu ve beş kilometre uzunluğundaki dünyanın sanat yapılı surlu kentleri içinde nadide bir örnek şehir.

Nitekim bu yönüyle kimliğini ispatlamış ki Diyarbakır Surları ve kentin hemen yanıbaşındaki Hevsel Bahçeleri ile birlikte 2015 yılından bu yana UNESCO’nun Tarihi ve Kültürel Miras kalıcı listesine dahil edilmiş. Şehirle Dicle Nehri arasındaki verimli alanda sebze ve meyvecilik yapılan geniş bir alana yayılan Hevsel Bahçelerinde binlerce yıldan bu yana kentin ihtiyacını karşılayan tarımsal ve zirai ürünlerin yetiştirilip kent halkının ihtiyacına sunulması her dönemde gündemde.

Eski tarihi kayıtlar incelendiğinde suriçinde de kent bahçelerinin olduğu en az dört yüz yıl evvelinden Evliya Çelebi’nin gezi notlarında var. İşte tam da bu eski örneği bugün modern zamanlarda hayata geçiren şehrin yerleşik Evliya Çelebi’si Sedat Tunç. 

Daracık bir Suriçi sokağından açılan kapı binaların arasında kalmış bir kent bahçesinde ağırlıyor konuklarını. Sedat Tunç, oniki yıldan bu yana kendi dünyasını yaratmış. Bahçesinde başta Brokoli olmak üzere, marul, kıvırcık, ıspanak ve kara lahanayı kış sebzesi olarak, Bahar ve Yaz aylarında da domates ve salatalık yetiştiriyor.

“Kimseler inanmıyordu. Hoş hâla inanmıyorlar ya! Brokoli yetiştiriyorum hem de tümüyle organik” dediğimde! “Diyarbakır’da brokoli yetişmez” deyip kestirip atıyorlardı. “Şükür ki, gördüler artık brokoli de yetişir Diyarbakır ikliminde. Yeter ki nasıl yetiştireceğinizi bilin.”

Kapıdan girdiğimizde karşı komşusu elindeki poşetini brokoli ile doldurmuş bahçe kapısından çıkıyordu.

Siz şimdilerde Sedat Tunç deseniz kimseler tanımaz. Kendisinin de tabiriyle; “şehir hayli büyüdü, artık kendi şehrimizde yabancı gibi olduk. Neyse ki tek tük de olsa eskilerden tanıyanlar bilenler var. Ne yapalım hayat böyle! Bir zamanlar sebzeciler çarşısı olarak il gören eski yoğurt pazarında karpuzculuk yapardık. Babamın lakabı idi ‘Karpuzcu Şirin’ hatta babam iki dönem belediye meclis üyeliği de yaptı. Sonra meslek benim lakabım oldu; ‘Karpuzcu Sedat’. Bir dönem de ben belediye Meclis üyeliği yaptım”.

Kendi eliyle demlediği bahçesinde çaylarımızı yudumlarken artık yetiştirdiği brokolilerle anılan ‘Karpuzcu Sedat’ kentin zaman dilimi içinde ne seçilmiş ne de atanmış yöneticilerinden bugüne kadar en küçük bir ilgi ve destek görmemekten yana hayli dertli...

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.