Dolunay’ın akreple semazeni

06 Mayıs 2021
09:48

Kasvetli bir tan vaktiydi. Elimden ‘’oku beni’’ diyen kitap sayfaları dökülüyor. Sayfaları karıştıran zihnim, gözlerimin zifiri öfkesinden sıyrılamıyor. Akrep dolunayının etkisinden olsa gerek içim içime sığmıyor, dışım Dünya’ya dar geliyor.

Sanki başı dumanlı sıra dağların kuytularında köhne bir kulübedeyim. Dışarıyı sis basmış. Kar, tipi fırtına savuruyor ağaçların dallarını. Göz gözü görmüyor. Kulaklarımda kurt ulumaları, gözlerimi tülün ardındaki hayata odaklıyorum, az ilerde sislerin arasında ışıklar bir belirip bir yok oluyor. Elimi uzatsam benim gibi kaybolmuş yolculara dokunacağım fakat kolumun kalkacak dermanı yok, uzatamıyorum. 

Odayı aydınlatan sabah güneşi sisli dağ başından çıkartıyor beni. Duygularımın karmaşasında çıkar yol ararcasına evin içinde dolanıyorum. Sözde etrafı topluyorum, kendimi dağıtarak. Ne yana dönsem, ne yapsam boş, ev derli toplu.‘’Ruhuma kene gibi yapışan bu siyah enerji, akrep dolunay’ının etkisi.’’ diyorum kendimi teselli edercesine. 

Astrologlar uyarıyor ‘’akrep dolunayı bitişlerin habercisi.’’ Bende bitecek ne kaldı ki… Tükenmişliğin son evrelerindeyim. Evde de duramıyorum. Kendimi rengârenk giysiler içerisinde saklanan insanların arasına katmak istiyorum. Anlatacakları konular ilgimi çekmese de, anlatacaklarımı anlamasalar da dinliyor gibi yapıp başka şeyler düşünseler de konuşmak, konuşmak, konuşmak istiyorum. Bakıyorum insanlara, gömülmüşler. Herkes kendi çaresizliklerine gömülmüş. 

Hafızamın girdabında, geçmeyen zamana akrep kıskaçlarıyla tutunuyorum. Zihnimin bavullarında hayal kırıklıklarım, keşkelerim, ümitsiz ümitlerim, küskünlüklerim, kırgınlıklarım. Açıyorum bavulu, içindekileri boy vermiş çimenlere, kır çiçeklerine, börtü böceklerin sarıldığı toprağa fırlatıyorum. Belki zihnim temizlenir umuduyla, güvelenmiş anılarımı havalandırıyorum. Gözlerimin çeşmelerinden sızan sularla yaşlandırarak birer birer toplayıp, anılarımı tekrar bavuluma tıkıştırıyorum. Ulu orta bırakamıyorum, ‘’ne olursa olsun onlar benim’’ diyerek evin yolunu tutuyorum.

Kuşların cıvıldaşmalarıyla gökyüzünün şenliği başlıyor. Kuşlar, ahh kuşlar ne de güzel takla atıyorlar. Kanatmadan kanat vuruyorlar pamuktan bulutlara. Bir şeyler yazarım umuduyla, masamın başına geçip sandalyeye oturuyorum. Kalem parmaklarımın arasında dolanıyor, fütursuzca karalıyorum kâğıdı. Önce hırçın bir nehir çiziyorum, öfkemi nehre akıtıyorum. Sonra kırgınlığımı çiziyorum tek tek kırıyorum tükenmez kalemle hepsini, tükensinler istiyorum. Kâğıtkanıyor, kalem kırılıyor, parmaklarım sızlıyor. Tek kelime bile yazamazken yitip giden ben oluyorum. 

Tabutlar yığını olan kâğıtlara bakarken aklıma Jane Austen geliyor. 19. Yüzyılda, herkesten gizli romanını yazmaya başladığında kâğıt bulamıyormuş! Yeterli kâğıdı olsaydı belki daha neler yazardı kim bilir. Bense hunharca karaladığım kâğıtları israf edip duruyorum. Olmuyor, yazamıyorum, yazdıklarımı da beğenemiyorum. 

Kalkıp pencere kenarına sığınıp içsel yolculuğuma devam ediyorum. Zihnim bıdı bıdı konuşurken, evrene sesleniyorum ‘’lütfen bana bir işaret gönderin.’’  Mesela diyorum mesela ‘üç kuş geçse penceremin önünden’ yazmaya devam edeceğim. Bakıyorum her zaman kuşlarla dolup taşan penceremin mermerine kuş konmuyor. Akrep Dolunayının bitirme enerjisi sarıyor düşüncelerimi. Ve yazarlık maceramı bitirmeye karar veriyorum. 

Güneşin ilkbaharda bile Diyarbakır’ı yakan sıcaklığı vuruyor yüzüme. Serinlik istiyorum birazcık, şiir serinliği. İstanbul’u özlediğimi hissedip çekip çıkartıyorum raflardan ‘’Nora İstanbul bir hiçtir.’’ kitabını! Gözlerimi kapayıp  şiir falı açıyorum. ‘’şiirin falı olur mu?’’ diye sorar gibisiniz. Olur, tabi ben hep bakarım şiir fallarına. 

Gözlerimi kapatıp, kitaptan şansıma herhangi bir sayfa açıyorum o sayfadaki şiiri fal bakar gibi okuyorum. Bazen beğenmediğim fallar çıkıyor. Mızıkçılık yapıp, tekrar gözlerimi kapatıp başka fal seçiyorum. Şiirleri okurken İstanbul’a hasretim daha çok artıyor. Egzoz kokulu trafiğini, tıklım tıklım kaldırımlarını bile özlediğimi hissediyorum. Ya deniz, ah nasıl burnumda tütüyor yosun, balık kokusu. Kulaklarımda dalgaların sesi. Martılar hasretime kahkaha atıyor. İstanbul’dan getirdiğim deniz kabuklarıyla oyalanıyorum bir süre. Sonra deniz kabuklarıyla ‘İstanbul’ yazıp Nora’yı da içine ekliyorum. 

Kitapla ilgili instagram’da yazı yazma isteğime karşı duramadım. İçimden gelişi güzel iki kelam yazıp instagram hesabımda paylaştım. Kısa bir süre sonra mesaj kutumda Sayın Şeyhmus Diken’in ‘’Yazdığın yazıyı biraz daha üzerinde çalışarak Tiraj haberde yayınlatmaya ne dersin?’’ mesajıyla heyecandım. 

Evrenden, yazarlığa devam edip etmemem konusunda bir işaret göndermesini istemiştim. Ben penceremin önüne üç kuş’un konmasını bekliyordum. Fakat işaret instagram hesabıma mesajla gelmişti.  O an zihnimin arşivinden Epiktetos’un ‘’Tanrı sana bir şey söylemek isterse muhakkak bir insanla haber gönderiyordur.’’ sözü uçuştu. Hiç düşünmeden ‘’tamam’’ dedim. Sonra ürktüm bilincim, kendimi yeterli görmemem için oyunlar oynuyordu. Zihnim, ruhuma ‘’Yazsan ne değişecek? Sürekli yazabilecek misin?’’ diye sorup duruyordu. 

Ve ruhum dedi ki ‘’yazsan çok şey değişecek, senin gibi hisseden canlara soluk olacaksın. Dünyanın herhangi bir yerinde senin yazılarını okuyan insanlar yalnız olmadıklarını hissedecekler. İstesen, yazarsın.’’ 

Yukarıda anlattığım gibi dostlar, yekten gelişen olaylar silsilesi beni Tiraj haber yönetimine ve siz değerli okurlara ulaştırdı. Olayların akışıyla sizlere ‘’ben geldim aranıza’’ diyememiştim. Bu yazımla sizlere ‘’ben geldim’’ derken, akrep Dolunay’ının bendeki ıssızlığı bitirdiğini sizlere gizlice fısıldıyorum. Artık benim kalemin kömür kömür akacak beyaz sayfalara. İncelikle ve içtenlikle, hepinize merhaba...

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

9 Yorum
Özgür turan
04/12/2021

Başarılar diliyorum çok akıçı bir yazıydı o kadar abuk subuk yazarlar varken sayenizde okuma hevesim geri geldi

Murat Okçuoğlu
04/12/2021

Kalemine Sağlık Çok Beğendim

Pelşin amed
04/12/2021

İlk yazılarınız olmasına rağmen ne kadar başarılı tebrik ederim ????????

Ruşen coşkun
04/12/2021

Kalemine ve yüreğine sağlık canım????

Şilan Yumlu
04/12/2021

Kalemine sağlık güzel kadın. Başarıların daim olsun, kalemin hiç tükenmesin.❤️

Songül Karadağ
04/12/2021

O vakit hoşgeldin ,kalemi güçlü, kelámı kadife kadın .. Nicesine ...

Sedat Ayata
04/12/2021

Harika eline yüreğine sağlık, Daha nice gönlünden akıp kalemine dökülen sayfalar olsun.

Sevgi dağ
04/12/2021

Muhteşemsin canım okudukça okutuyor kalemine sağlık bol yazılı günlerin olsunki bizde okuyalım zevkle

Nuray
04/12/2021

Yüreğine kalemine sağlık çok güzel yazmışsın devamı olması dileğiyle tebrikler