Neden Hiç Büyük Kadın Yazar Çıkmadı?*

03 Nisan 2021
10:01

Mercedes on sekiz ay boyunca gece-gündüz-demeden-tren-gibi yazdığı ve çok yakında edebiyat tarihine geçecek olan büyük romanını tamamlamak üzere. Ev, kocası, çocuklar; bunca zaman herkes ve her şey onun dışında var olmaya devam etti. Mercedes her şeyin dışında, bir metnin içindeydi.  Kendine ait bir oda. Mercedes o odada hayatı üzerinden sıyırdı, katlayıp sandalyesinin arkasına astı. Durmadan yazdı. Gece-gündüz-demeden-tren-gibi. 

Böyle olunca, İki çocukla evi çekip çevirmek de kocasına kaldı. Tabii. Haliyle. On sekiz ay. Yokluk da cabası. Evde ne varsa yeri geldi satıldı, gün oldu rehin verildi. Çoğu zaman giden, geri gelmedi. Katlandılar. Katlandı kocası. Her şey o büyük romanın yazılabilmesi, Mercedes'in hayallerini gerçeklşetirebilmesi içindi sonuçta. Değmez miydi? Dayandılar. Dayandı kocası. 

Üstelik bu ilk değil. Yıllarca Mercedes tutkusunun peşinden koşabilsin, büyük bir yazar olabilsin diye ne çok fedakarlık yaptı kocası. Kendi hayallerinden, zamanından, uykusundan; hep ömründen verdi. Sahi, kocası bu kadar desteklemese yazılabilir miydi bu roman? 

Kim bilir o hangi hayallerini erteledi Mercedes büyük bir yazar olabilsin diye? İmkan verilse, imkanı olsa; ne bileyim, hani belki ev, çocuklar, cümle sorumluluklar üzerinden en azından şöyle bir on sekiz ay çekilip alınsa... 

Kocası da büyük bir yazar olabilir miydi acaba? Ne fena, değil mi? Hiç öğrenemeyeceğiz bu sorunun cevabını. Nihayet, 1967'de kitabını tamamlayıp yayımlatmayı başardığı bu roman, tüm dünyada romanın biçimini değiştirdi. 

Mercedes, bugün hala etkisini sürdüren büyülü gerçekçilik ateşini harlamaya devam eden büyük bir yazar olarak saygı görüyor ve tutkusunun peşini bırakmayıp, hayatını yazmaya adamış olduğu için herkesçe çok takdir ediliyor. 

Mercedes'i tanıyorsunuz. Mercedes'i tanımıyorsunuz. Mercedes hiç kitap yazmadı. O, Gabriel Garcia Marquez'in karısıydı. 

Marquez, on sekiz ay boyunca bir odaya kapanıp gece-gündüz-demeden-tren-gibi yazdığı romanı, yayınevine postayla gönderebilsin diye evdeki blenderı ve meyve suyu sıkacağını götürdü rehinciye verdi. Evde para edecek yalnız onlar kalmıştı. Roman, Yüzyıllık Yalnızlık'tı. 

 

*Başlık, Linda Nochlin'in, feminist sanat tarihinin temel metinlerinden kabul edilen 'Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Çıkmadı?', isimli yazısına anıştırmadır.

İlgili yazı YKY tarafından yayımlanan 'Kadınlar, Sanat ve İktidar' kitabı içindedir. (Çn: Süreyya Evren)

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

1 Yorum
Tayfun Topraktepe
04/12/2021

Elinize, emeğinize sağlık Hocam. ????