Orhan Kemal'in Edebiyatı - 8

10 Nisan 2021
12:36

Kaçak, Orhan Kemal'in sağlığında tamamladığı son romandır.  İlk kez ölümünden sonra (1970) yayımlanmıştır. 'Vukuat Var' ile başlayan 'Hanımın Çiftliği' ile devam eden üçlemenin son romanıdır. Ancak, ilk iki kitabın roman kahramanlarından yalnız Habip, 'Kaçak' romanında yer almaktadır. Gerçekte; Kaçak, Habip'in 'Hanımın Çiftliği'ni yaktıktan sonraki kaçış hikayesidir.

 'Kaçak' romanının hikayesini, romanın yazılışından yıllar önce (1962)  çevrilen 'Üç Tekerlekli Bisiklet' sinema filminde okuruz. Orhan Kemal'in eserinden Vedat Türkali'nin senaryosunu yazdığı, Lütfi Akad'ın çektiği filmin başrollerinde; Ayhan Işık ve Sezer Sezin oynayacaktır.  İkinci kez sinemaya  Kaçak (1982) ismiyle uyarlandığında bu kez başrollerde Tarık Akan ve Fatma Girik'i görürüz.

Dil ve Anlatım

'Kaçak' romanının iç ve dış konuşmalarla kurgulanmış çok akıcı bir dili, dış gözlem ve iç monolog ve diyaloglarla kurgulanmış, çok yalın  bir anlatım biçimi vardır. Yazar, 'Hanımın Çiftliği'nden 15 yıl sonra yazdığı  'Kaçak'ta, Habip'in Çiftliği yakması olayını okura hatırlatmak gereği duyar. Bu hatırlatmayı roman akışı dışında, dipnot koymak suretiyle de yapan Orhan Kemal, bir anlamda üçlemenin ilk iki kitabını anımsatmak istemektedir.

Örge

Kaçak romanının örgesi sağlam kurulmuştur. Roman'da tesadüfler etkilidir ama yazar, olayları nedensellikleri göstererek birbirine bağlar. Habip, sınırı geçip Arabistan'a gitmek istemektedir. Hacer, yedi yıldır erkeksiz olmaktan dolayı arzuyla doludur. Habib'i eve almasında pek çok faktörün yanında bu husus da önemli bir etkendir. Yazar, iç konuşmalarla kurguladığı romanı, diyaloglarla akıcı bir romana dönüştürür.

Habip, saklandığı tavan arasında sık sık Muhsin Usta'nın sözlerini anımsayacaktır. Önemli olanın ölmek değil, yaşamak olduğu, öldürmek, yakmakla bir yere varılamayacağı, yapılması gereken eylemin "anarşist" eylem değil,  başka bir şey olduğunu düşünecek, bu düşünceler Habip'in bilinçlenmesini sağlayacaktır.

Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi, Amerikan Yardımı, parti yandaşlarının banka kredileriyle desteklenmesi dışında, geçmiş iktidardan hesap sorulmasını bekleyen yoksul köylülerin, işçilerin beklentisinin karşılanmadığı bir iktidar  olacaktır. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi, İlçe başkanı Haşim Ağa, yeğeni Topal Duran, Kahveci Gafur, Bakkal Himmet gibi insanlara yaramış, itibar ve para kazanmışlardır.

 Zaman

'Kaçak' romanı Demokrat Partinin iktidara geldiği ilk yıllarda geçer. 1951 yılında. Demokrat Parti iktidara gelmiş, uyguladığı politikalarla, kendi yandaşlarını banka kredileri ile kalkındırmış, yeni işyerleri açılmakta, yeni evler yapılmakta, otomobiller, modern eşyalar alınmaktadır. Tek Parti İktidarının değişmesini isteyerek yeni partiyi destekleyen yoksul köylüler ise tam bir hayal kırıklığı içerisindedir.

İzlek

Habip, 'Hanımın Çiftliği'ni yakıp kaçmıştır. Muzaffer Ağa ölmüş ama topraklar bu kez Hanımın olmuştur. Demokrat Parti iktidara gelmiş ama eski partiden hesap sorma diye bir şey olmamıştır. Habip, saklandığı tavan arasında Muhsin Usta'nın sözlerini anımsayarak Çiftliğin yakılması ve Muzaffer Ağa'nın öldürülmesinin yanlış olduğunu anlayacaktır. Bambaşka bir mücadele verilmesi gerekmektedir. Bunun için de yakalanmadan yurt dışına çıkması gerekmektedir

Toplumsal Dönüşüm

Demokrat Parti iktidarı ile tüm ülkede büyük bir toplumsal değişim, dönüşüm yaşanmaya başlar. Eski evler yıkılıp yeni evler, köşkler yapılır. Yeni lüks otomobiller alınır, Modern ev eşyaları sosyal hayatın tamamen değişmesini sağlar. Köylerden şehirlere doğru göç başlayacak, İstanbul  ülke halkı için gidilecek hedef şehir olacaktır. Nüfusunun %70 ve daha fazlası köylerde yaşayan Türkiye için büyük dönüşüm başlamıştır.

*

Kanlı Topraklar, Orhan Kemal'in Çukurovada tarım ve fabrika emekçilerini anlattığı romanlardan biridir. İlk kez 1963 yılında yayımlanan 'Kanlı Topraklar'da anlatı, 1934 yılında başlar. Tek Parti iktidarı yıllarıdır. Orhan Kemal karşılıklı konuşmalar ve anlatılarla geçmiste yaşanan olguları anımsatan bir roman örgesi kurar. Romanda, 1915 Ermeni Tehciri sırasında ve sonrasında Ermenilere ait fabrika ve toprakların el değiştirmesi olgusu, bütün gerçekliğiyle gözler önüne serilir.  

Geniş Çukurova toprakları ta Ayas'a Payas'a kadar yer yer sahipsiz topraklar halindedir.  Köylü bir  karış toprağı bile boş bırakmadan yıllardır ekip biçmektedir. Ekilen - biçilen, ürünleri satılan bu tarlaların  çoğu tapusuzdur! Aslında, tapu kayıtlarına göre, bu tarlalar  tehcire tabi tutulup memleketten çıkarılmış olan Ermeniler'e aittir

*

Orhan Kemal 'Kanlı Topraklar'da unutulmaz karakterler yaratmıştır. Kanlı Topraklar'daki en etkileyici karakterler; fabrika sahibi Nedim Bey, Topal Nuri, Kantarcı Mustafa, Şehnaz, Kabak Hafız, Paşazade Hakkı Bey, Ali Şahin ve Sinan Efendi'dir. Orhan Kemal, Kanlı Topraklar'da romanın en önemli karakteri Topal Nuri'yi belleklerden silinmeyecek güzellikte anlatır. 

Topal Nuri 1914 Birinci Dünya Savaşı yıllarında on dört yaşında, kara kuru, ama gözlerinden zeka taşan bir delikanlıdır. Topal Nuri, Ermeni yanında Dikran, Rum yanında Dimitri...olur.

Topal Nuri, Ermeni, Rum patron, ustabaşılar yanında zanaatın her çeşidini beller. Topal Nuri, Kantarcı Mustafa ile yemek masasında konuşurken fabrikanın sahibi Nedim Beyin zenginleşme hikayesini anlatır. 

"...O zamanlar böyle değil, ticaretin hızlı zamanı. Tüccarlık gavurların elinde. Her halde bileceksin, bu Nedim Ağa'nın fabrikası dahil, bütün fabrikalar Rumlar'ın, Ermeniler'in...

Milli Mücadele'den sonra Allah Allah! Millet bir saldırdı Ermeni, Rumlar'dan kalan mallara, deme gitsin. Ermeniler, Rumlar ticareti eline almış, Osmanlı'yı veryansın soyuyorlar. Derken Sultan Hamit'i tahttan indiriyorlar. Meşrutiyet, İttihat ve Terakki. Milli zengin yetiştirme modası. Ardından Ermeni tehciri. Bu Nedim'in patronu çorbacı da Ermeni ya, kaçacak Türkiye'den. Aman Nedim demiş, ben seni severim, mert adamsın. Dinine diyanetine de sağlamsın. Gel seninle bir anlaşma yapalım. Malımı, mülkümü sana satmış olayım. Paralarımı bir tamam almış olayım. Sen de mallarımın başına geç. Benim yerime işlerimi idare et. Kazan. Ye, iç, helal olsun. Bana da ne gönderirsen artık..." Nedim Ağa'nın patronuna hiçbir şey göndermediği gerçeğini öğrenmemiz sürpriz olmayacaktır. 

*

Kanlı Topraklar'ın akıcı, yalın bir anlatımı vardır. Orhan Kemal olayları anlatmak yerine karakterlerin karşılıklı konuşmalarıyla gösterir. Olaylar, nedenselliklikleri gösterilerek birbirine bağlanmıştır. Karakterlerin iç duyguları, beklentileri, umutları, umutsuzlukları, fabrikalardaki emek sömürüsü, köylülerin on yıllardır ekip biçtikleri toprakları kaybetme korkusu, tarım emekçileri ile komisyoncular arasındaki ilişkiler, romanda anlatılan hikayenin tamamlayıcı unsurlarıdır. Yaratılan inandırıcı karakterler, çok iyi bilinen olaylar ve mekanlar, anlatılan hikayeyi bütünlemiştir. Tarımda makinalaşma, işsizlik, fabrikalarda yaşanan emek sömürüsü, 'kanlı topraklar'a sahip olma kavgası, Topal Nuri'nin yükselme-zenginleşme hikayesinin ustaca anlatımı, Kanlı Topraklar'ı unutulmaz kılıyor.

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.