Taşa Düşen Damla

27 Mayıs 2021
00:22

Asıl adı Rafael Sebastian Guillen Vicente olan Meksikalı isyankâr anti-kapitalist lider Supcomandante Marcos’tan güzel bir hikâyeyi Yazar-Yönetmen-Oyuncu Ercan Kesal ile Sinemacı- Yazar Enis Rıza “Zamanın İzinde”* kitabında şöyle anlatır:

“Büyük bulutların yanında kendini gösteremeyen küçük bir bulut yağmur yağdırabileceği bir yer arar. Bir türlü bulamaz ama. O kadar uzaklara gider ki sonunda çok ama çok kuru bir yere gelir. Burası o kadar kuru ve verimsiz bir yerdir ki tek bir çalı bile yoktur. 

“Yağmur olup yağmayı kafasına koyan küçük bulut parçası büyük bir inanç ve umutla çabalayarak en sonunda tek bir yağmur damlasına dönüşür. Küçük buluttan oluşan bu tek damla epey yükseklerden aşağıya düşmeye başlar. Düşer, düşer, düşer… 

“En sonunda yerdeki küçük bir taşın üzerine çarpar. Fakat damlanın düştüğü çöl o kadar sessizdir ki, damlanın taşa çarptığında çıkardığı ses büyük bir gümbürtüye sebep olur. Epeydir uykuda olan toprak bu sesle uyanır ve taşa sorar:

-‘Bu ses neydi?’

-‘Bir yağmur damlasıydı’ der, taş.

Bunun üzerine toprak, güneşten saklanarak toprağa sığınan bitkileri, çiçekleri uyarır:

‘Çabuk, kalkın, bir yağmur damlası düştü, bu birazdan yağmur yağacak demektir’ diye bağırır!

“Çölde saklanmış bekleyen tüm bitkiler ortaya çıkar. Her yer yeşile boyanır. Çölün yeşillendiğini gören ve daha önce oralardan geçip giden bulutlar çöle yağmaya karar verir. Bulutlar yağmur olur yağar, çöl yeniden yeşerir.

Hikâyenin sonunu şöyle bitirir Marcos:

“…Hiç kimse bulut parçasının tek bir yağmur damlasına dönüşüp yere çarpmasıyla, uyuyanları uyandırdığını hatırlamadı. Kimse hatırlamasa da taş, küçük yağmur damlasının bu sırrını sakladı. 

Zaman su gibi akıp geçti ve ilk büyük bulutlar ortadan kayboldu, ilk bitkiler ölüp gitti. Hiç ölmeyen taş yerinde kaldı, yeni doğan bitkilere ve yeni gelen bulutlara küçük bir yağmur damlasına dönüşen bulut parçasının masalını anlatmaya devam etti…”

Bu bir meseldir elbette! Ama meselden çıkarılacak dersler vardır. Bazen uyuyan dev’leri uyandırmak için küçük bir dokunuşa, bir kalp çarpıntısına, tekil bir haksızlığa karşı ses olmak yeter da artar bile. Hele dünyanın en uzak yerleşkesinin bile oturduğunuz yerde avuç içine sığabilen bir ekrana ve bir dokunmaya mahkûm olduğu yeni zamanlarda.

Umutsuzluğa ve Çaresizliğe asla boyun eğmeden hem de...

Yorumlar
1000

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan web sitemiz sorumlu tutulamaz.

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol.